Açıklayamadığımız şeyler olunca genelde işi tesadüflere bırakırız. Kendi işiniz, profesyonelce yürüttüğünüz işler, konu olunca şunu söyleyebilir misiniz? ?Hazırladığımız reklam kampanyası tesadüfen tutacaktır.? veya ? Yeni ürünümüz piyasada tesadüfen çok satacak.? ya da ? Muhasebeyi bu ay tesadüfen denkleştiriyorum.? Kulağa saçma geliyor değil mi?

Peki, aynı bizler şunu demiyor muyuz? Gazlar sıkışmış, kayalar çarpışmış falan filan. Ve bir dizi tesadüf sonucu dünya meydana gelmiş. Dünya üzerindeki bir tek bitkiyi, hatta yaprağını bile yaratma kabiliyetimiz yokken, tüketmeden üretemez iken, bu nasıl bir tesadüftür? Bütün insanlığın kabiliyetlerinin ötesinde bir düzen oluşabilmiş.  Bu olaylar dizisi tesadüfen oluyorsa bence ay sonu muhasebenin denkleşmesini de tesadüflere bırakın, o illaki olur. Ya da pazarlama kampanyalarınızı tesadüflere bırakın, onlar da emin olun tutar?

Ama tesadüfe bırakmamanıza rağmen tutmuyor! Neden tutmuyor?

Sizlere yaratıcı veya inanç gibi konulardan bahsetmeyeceğim. Ancak, yaptığımız çok genel bir yanlışa vurguda bulunmak istiyorum. ?Bilmediğimiz şeylere tesadüf dememiz, onların tesadüfen olduğu anlamına gelmiyor?. İş hayatında çoğu zaman tesadüflere inanılır ancak yeterli araştırılan her vakanın tesadüf olmadığını her geçen gün kanıtlanıyor.

Sigara öldürür yazısına rağmen insanların umursamadan sigara içmeye devam etmesinden, Coca-Cola?nın Pepsi?den daha çok satmasına ve hatta köşe başındaki kebapçınızın neden diğerlerinden daha çok iş yaptığına kadar, hiçbir şey aslında tesadüf değil.

Geçenlerde bir Karadeniz pide firması için bir çalışma yaptığımızda, sonuçlar çok şaşırtıcı çıktı. İstanbul Anadolu Yakası’nda belli bir bölgede, 13 farklı pideciyi inceledik. Hangi pidecinin ne kadar ciro yaptığına dair öngörülerimiz ve gözlemlerimiz de vardı. Hepsinden de aynı tip kıymalı pide aldık. En iyilerin fiyatları neredeyse aynıydı. Servis süreleri de benzerdi. Peki sizce nerede farklılık?

Neden biri diğerinden daha çok satıyor?

Lezzet? Lezzet diyorsanız, yanıldınız. Çünkü en iyi 2 pide de lezzet konusunda ortalamaların üstünde idi. Ama 1 numara bariz şekilde çok satıyordu.

Şaşırtıcı sonuç şuydu; en çok satan, en çok motorcusu olan, gözlemlerimiz sonucu gün içinde en çok çalışan, pidenin üstüne en çok kıymayı koyandı. Daha da ilginci, 2. en çok iş yapan pidecinin toplam ağırlıkta 3. pideciyi geçiyor olması.

Sektördekilere en iyi işi yapan pideci ile 2 numaralı pideciyi sorduğumuzda, çeşitli cevaplar aldık. Servisi daha iyi, daha düzenli görünüyorlar, hep çok iş yapar orası vs? gibi. Halbuki, servisleri aynı idi, daha çok iş yaptıkları doğruydu bu yüzden de düzenli gibi görünüyorlardı çünkü servis saatlerinde dağılmak gibi bir şansları yoktu.

Ancak, ortada net bir fark vardı. En çok satan daha çok kıyma koyuyordu. 2 numaralı pidecinin kıymalı pidesi, hamurla birlikte tartıldığında, 3. pidecinin pidesinde daha ağırdı. Tek faktör sadece ağırlık diyemeyiz, diğer 10 pidecinin farklı eksiklikleri vardı.

Ancak “Tesadüflerinizi” tekrar gözden geçirmelisiniz. Başarısız olmak tesadüf değildir; başarılı olmak ise tesadüf  ile açıklanamaz…