Dükkan tutmak istersem kaça tutabilirim?

Kaç adam çalıştırırım? Bu adamların ücretleri ne olur?

Kira ve işçilik bu işten çıkar mı?

Diyerekten hesaplar başlar kafada.

Ardından şu klişeler gelir;
” Kirası iyi olan bir dükkan arıyorum” bu sözü de pek çok kez duyabiliriz… İyi öyle bir kavram ki neye göre kime göre kimse bilmez.
Çoğu işletmeci de der ki: Yüksek kiralı yerlere dikkat etmek lazım…
Pek muhim bir sözdür. Dikkat etmemek gereken bir konu var mıdır ben hiç duymadım. Yüksek derken neye göre kime göre yine kimsecikler bilmiyordur.

Birde “doğru yerde doğru iş”  yapmak lazım vb. klişeler favori yol gösterici cümlelerimdendir. En doğru yer bence sayısal loto kuponudur, en doğru işte o altı rakkamı bulmaktır. Daha karlı bir iş daha icat edilmediğini bildiğimize göre, doğru yerde doğru işin mükemmel tanımı bu olabilir diyebiliriz.


Akıl verenler, yorum yapanlar ve işin içinden geldiği için güvendiğimiz kişiler bu tip klişeler kullanıyorsa uzak durmanızda fayda vardır. Ölçülemeyen, değer yargısı içermeyen, sonuç ifade etmeyen yuvarlak cümleler sadece hedefinizden uzaklaşmanıza neden olur. Diyerek devam edelim.

—————————————————————————————————-

Kira gideri yanlış analiz edilen bir gider kalemidir.

Herşeyden evvel kira gideri, bir dükkanın içinde olma bedeli olarak görülmemelidir.

Bir dükkan lokasyonu ile, cephesinin açıları ile, etrafındaki objeler ile, güneşe yönü ile, yoldan görüş acısına göre, aldığı ışık ile yaşayan, canlı bir organizma gibidir.

İletişim aracıdır, reklam panosudur, karakterinizi yansıtan m2′dir. 

Her dükkanda her iş olmaz. Bu sebepten bazı çok iyi lokasyonlarda bile iyi, şık, profesyonel görünen işletmeler dükkanlarını kapar giderler.

Dükkanınız, müşterilerinizin sevmesini istediğiniz yerdir. Ve sadece geometrisi yüzünden bile sevmeyebilirler…

Kira bedeli, sizin yaşatmak istediğiniz ruha uygun bir alanın bedelidir. Sizin yaşatmak istediğiniz ruh(konsept), o dükkana uygun değilse, kira maliyet bile değil sadece israfdır. Ona maliyet diyerek yapılan hatayı hoş görmemek, ders çıkarmak gerekir.

Ancak yapacağınız işi taşıyabilecek bir lokasyona ödenen kira, kira gideri değil, geliri olur. Yani elektrik veya temizlik gibi bir maliyet kalemi olmaktan çıkar.

—————————————————————————————————————————-

Konseptinize uygun bir yer seçmediyseniz. Ödediğiniz kiranın üstüne hem maddi hemde manavi ödeyeceğiniz bazen geri kazanamayacağınız kayıplarınız olacaktır…

Basit bir örnek ile konuyu dramatize edelim;

Örnek bir klişe: “Paket servis amaçlıyorum, ara sokaklarda ucuz kiralı bir yer bakıyorum…” söylemi ile yola çıkan küçük girişimciler.

Paket servis demek, müşterinin sizi görmeden alması demektir. Ancak satışın birinci kuralı görünür olmaktır. Eğer görünür değilseniz, derdinizi anlatmanız zor olur. Aynı zamanda unutulmanız kolay olur. Müşterinin sizi zaten göremeyeceği bir satış operasyonunda olacağınızı unutmayın.

Kira’dan kaçmak için daha az görünen yerde dükkan açmak demek…

Önünüzden geçerken sizi görüp, müşteri olacak bir sürü müşteriyi kaybetmek demektir.

Broşür dağıttığınızda, dükkanınız için “Kim ki bu?” sorusu müşterinizin kafasında belirecek ve kimse cevap veremeyecektir. Halbuki görünen yerde olsaydınız, büyük ihtimalle birileri ” aaa ben orayı gördüm, şurada yeni açıldı” diyecektir.

Broşür dağıtırız diyenleri duyuyor gibiyim.

Broşür işi zahmetli ve pahalı iştir. Her 1 müşteriyi kazıyarak kazanmaktır. Emin olun çok maliyetli ve zorlu bir iştir. İçinizden  “birileri de kendiliğinden gelse ya!” diye haykırabilirsiniz… Görünmüyorsanız bunu unutun. Haykırmakta işe yaramayacaktır.

Gözden uzaksanız, gönüldende uzak olursunuz. İnsanlar çoğu zaman önce acıkır. Sonra nereden yesek der. Hatırlanmıyorsanız, sipariş yok demektir.

——-

Kira işinize uygun bir lokasyonda işinize hayat verecek bedeldir. Hayat verecek bedellerin azı çoğu olmaz. Ödenebilen bedeller ve ödeme gücünüzün olmadığı bedeller vardır. Kira ödeme gücünüzü en çok zorlamanız gereken bedeldir. Kazıklanmadığınız sürece, ödemediğiniz her kuruş geriye fazlası ile kayıp kuruşlar olarak geri dönecektir. Kira maliyet değil. Sadece bir yatırımdır.

1-) İnsanların yarısından çoğu sadece başlıkları okur. Eğer başlıkta bir satış yapamadıysanız broşürünüzün yarısından çoğu çoktan çöp olmuş demektir. Başlığınızı okuyan müşteri ya sizi merak etmeli, yada ürüne sahip olmayı istemeli.

2-) Ürünlerinizi anlatmalısınız. Hepsini olmasa bile, iyi olduğunuz ürüne verdiğiniz değeri göstermelisiniz.

3-) Size has olan yeni ürünler var ise bu sırayı takip edin;

a-) Yeni Ürün Nedir? Bu sorunun cevabını net bir şekilde verin.

b-) Neresi Yenidir Bu Ürünün? Farklı olduğunuz yere vurguya geldi sıra.

c-) Bu yeni ürünün ne olduğunu ve farklılığını anlattıysak, Neden Satın Alacağım? sorusuna cevap vermeniz gerekir.

Yukarıdaki bu sırayı karıştırmamalısınız. Çünkü müşterinin beyni önce ne ile karşı karşıya kaldığını anlamalı, sonra farkı görmeli ve en son satın alması için bir sebebi olmalı.

4-) Broşürlerinizde bir konuyu anlatırken kurduğunuz cümleler, bir dostunuz ile konuşur gibi samimi, sevgilinize hitap eder gibi nazik olsun.

5-) Fazla saldırgan olmayın. Büyük laflar etmeyin. Bu durum karşısında müşteriler, ?madem bu kadar çok biliyordun, neden zengin olamadın? diye sorarlar. Keni büyüklüğünüze uygun çıksın sesiniz.

6-) Fazla bağlaç kullanmayın. Cümleler uzamasın. Ve, birde, hemde, yani vs… Uzun cümleleri az insan okur.

7-) Kelimler ile cambazlık yapmayın. Acemiler kelimeler ile oynamayı, artistik cümleler kurmayı sever. Ancak şair değilsiniz ve buda bir şiir kitabı değil. Türkçe?yi en yalın hali ile kullanabilmek yapacağınız en ustaca iş olacaktır.