Mandalar çiftlikte en sevdiğim hayvanlar olmuştur. Öyle inekler veya atlar gibi insana yakında durmazlar. Onlara bakmamıza rağmen insana olan mesafelerine, bir birlerine olan bağlılıklarına, sürüye sahip çıkmalarına oldum olası hayran olmuşumdur. Bir de mandaların, o dediğim dedik yaptığım yaptık tavırları yok mu, kocaman cüsseleri ile inatçılıkları ve bakıcıları ile çocuk gibi didişmeleri her insanın görmesi gereken çok sevimli bir manzara oluşturur. Tabii tüm şirinlik ve sevimliliklerinin yanında benim için hiçbir şey, ormanda serbestçe gezinip, beslenen mandaların sütünün yerini alamaz.

Biraz manda sütü, yarım vanilya çubuğu, bir kaç yumurta, biraz şeker, biraz nişasta…

Malzemeler

1,2 kg Manda Sütü
½ Vanilya Çubuğu
4 Yumurta Sarısı
240gr Şeker
20gr Nişasta

Sütü kaynatın. Kaynar süttün 10?da 1?i kadarını 4 yumurta sarısı ile karıştırın. Manda sütü ile yumurta sarıları karışınca, tekrar aynı miktarda süt ekleyin karışıma ve karıştırın, ardından işlemi birkez daha tekrarlayın. Böylece yumurtaları ısınmış olacaktır ve kaynayan süte attığınızda yumurtanın pişip, parça parça olmasını engellemiş olacağız. Ardından tüm malzemeleri süte atın ve 35-45dk arası orta ateşte sürekli karıştırarak pişirmeye devam edin. Bu sürenin ardından manda sütünü ocaktan alın ve soğumaya bırakın, oda sıcaklığına indiğinde, bozulmaması için buzdolabına kaldırın.

24 saat içinde istediğiniz zaman dondurma yapıcınızın içine döküp, kıvam alana kadar çalıştırarak dondurmanızı yapabilirsiniz. Sağlıklı ve çok lezzetli olan manda sütü, vanilya ile dondurma haline geldiğinde çocuklar içinde büyükler içinde çok lezzetli ve herkesin tekrar tekrar isteyeceği bir tatlı olacağına emin olabilirsiniz.

Çiftlik hayatında en sevdiğim hayvanlardır Mandalar. Akıllıdırlar. Kocam cüsselerine rağmen insana uzak durmaları gerektiğini bilir, sürekli çevrelerini gözlerler. Makine ile sağılmaz sadece el ile sağıma izin veren titiz hayvanlardır. Öyle herkese de sağdırmazlar kendilerini sadece bakıcıları o kadar yaklaşabilirler. Genelde sakin ve huzurludurlar. Sütü ise en kıymetli ve bildiğim kadarı ile en meşaketli elde edilen süttür. Manda sütü bileşenleri ve yağ oranı sebebiyle özel ve kıymetli bir süttür. Dondurma yapımında bu özellikleri dondurmaya farklı bir lezzet ve kıvam verir.

Dondurmanın kalitesini belirleyen en temel madde yapıldığı sütün kalitesidir. Süt yağlı olduğu kadar kıymetli ve lezzetli olur. Manda sütü, keçi sütünden de inek sütünden de daha fazla yağlı bir süttür. Manda sütünün yüksek oranlı yağı ve karakteristik rehası sayesinde yapılan dondurmanında lezzeti diğer sütler ile yapılan dondurmalardan farklı olur. Manda sütünden dondurmanın karakterli, kendini belli eden bir süt lezzeti olur.

Aynı zamanda Manda sütünün kuru maddesi diğer sütlere kıyasla daha çoktur. Sütteki kuru madde dondurma yapımında dondurmanın dokusunu ve yapısını etkiler. Manda sütünden yapılan bir dondurma, aynı tarifler için, diğer dondurmalara kıyasla daha  yoğun ve sert bir yapıya sahip olur. Diğer sütlerde aynı kıvamı yakalamak için dışarıdan yağ veya süt tozu gibi ekstra beslemeler gerekmektedir. Manda sütünden dondurma yaparken bu tip eklemelere gerek olmadığı için, daha kıvamlı ama yalın bir süt lezzeti alırsınız.

Manda sütü günümüzde nadir bulunabilen bir süt halini almıştır. Eski zamanlarda dondurma yapımında kullanılan ancak günümüzde inek sütünün bir kaç katı kadar daha pahalı olduğundan ve bulunamadığından artık dondurmasınıda bulmak zor olan bir süt olmuştur. Lezzeti, kıvamı farklı ve çok güzel olan Manda sütünden dondurmanın esas farkını ise bir parça yediğinizde anlarsınız ve unutamazsınız…

Pandos Cem Pak

Ayvalık?ta bir dondurmacı tezgahına gidiyorum ve kakaolu dondurma istiyorum. Bana bir top kakaolu dondurma veriyor, parasını ödeyip gidiyorum. Yaklaşık 35-40dk sonra yine aynı dondurma tezgahına gidiyorum, bu sefer çikolatalı dondurma istiyorum, bana bir top kakaolu istediğim zaman verdiği dondurmadan veriyor. Aynı dondurmayı vermesi üzerine tezgahta ki kaşıkçı(dondurma tezgahtarına verilen addır.) ile  ile şöyle bir diyalog başlıyor.

Ben: ?Kakaolu dondurma ile çikolatalı dondurma aynı şey mi??
Kaşıkçı: ?Aynı şey tabii. İster kakaolu de, ister çikolatalı fark etmez.?
Ben: ?Peki dondurmanın içine çikolata eritiyor musunuz??
Kaşıkçı: ?Abi, dondurma kakao ile yapılıyor.?
Ben: ?Peki, dondurmanın içine çikolata eritseydin ve çikolatadan yapsaydın adı ne
olacaktı??
Kaşıkçı: ?O da çikolatalı dondurma olurdu.?
Ben: ?Peki, çikolatanın kendisini eritip onunla yaptığın dondurmanın adı ile, sadece toz
kakao ile yaptığın dondurmanın adı nasıl aynı olabilir? Acaba kakaolu dondurma kakao
ile yapılan, çikolatalı dondurma da çikolata ile yapılan olsa daha doğru olmaz mıydı??
Kaşıkçı: ?Haklısın abi de herkes buna çikolatalı da diyor, kakaolu da diyor.?
Ben: ?Sende haklısın kolay gelsin, iyi akşamlar? diyorum ve uzaklaşıyorum.

Çikolatalı dondurma ile kakaolu dondurma milletçe ürünlerimizi isimlendirip, ayrı ayrı sınıflamadığımız için bir karmaşaya kurban gitmektedir.

Eski zamanlarda dondurmaya çikolata eritmek vs… pahalı işlemler uygulanmadığı için, sütle kakaoyu karıştırıp çikolatalı dondurma olarak satarlarmış. Ancak dondurmanın içine çikolata eritmek lezzet, doku ve kıvam açısından tümüyle yeni bir ürün oluşması anlamına gelmekte. Bu daha pahalı ve yüksek kaliteli üründe kakaolu benzerinden farklı bir ismi hak etmektedir.

Elbette hangisini tercih edeceğiniz konusu zevk meselesidir. Bir dondurmacı tezgahına gidip, dondurmanız kakaolu mu yoksa gerçek çikolatadan mı yapıyorsunuz diye sorduğunuz da emin olun tezgahdaki herkes sizinle konuşurken lafını 2 kere tartacak, 3 kere düşünecektir.

Meyveli Dondurma (Sorbe, Sorbet, Sorbetto)

Sadece meyve ve şeker ile yapılan dondurmadır sorbe. Meyeli dondurmanın olabilecek en saf halidir. Pandos Dondurmada meyveli dondurmaları bu şekilde hazırlamaktayız. Bugünlerde dondurmacılarda bir karmaşa oluyor meyveli dondurma dendiğinde. Daha buzlu sorbeler veya sütle hazırlanan dondurmalar biraz karışıyor.

Neden mi?

Türkçe’de dondurma hem sütlü hemde sütsüz yapılan çeşitler için ortak bir addır. Süt kullanılarak hazırlanan meyveli dondurmalar ile süt kullanılmadan sadece meyve ve şeker ile hazırlanan dondundurmaları birbirinden ayırmak için (sorbe) ifadesini kullanmaktayız.

Peki ya Sorbe, Sorbetto & Sorbet Konusu…

Ülkemizde sorbe ifadesini kullanıyoruz. Ancak sorbet ve sorbetto ifadeleride geçiyor dondurmacılarda. Bu karmaşa aslında dünyada da olan bir ifade karışıklığı. İtalyan’lar Sorbetto derken, Fransız’lar Sorbet diyor. Yer yer insanlar Fransız’ların kullandığı Sorbet’i, yer yer de İtalyan’ların kullandığı Sorbetto tanımını kullanmaktadır. İkiside tümüyle aynı ürünün adıdır ve ikisi de doğrudur. Ülkemizdeki “sorbe” ifadesi, Türk Dil Kurumu’nda geçmemekte, ancak halk tarafından kabul edilmiş bir kelime olmuştur. Sorbe, sorbet, sorbetto hepsi meyve ve şeker ile hazırlanan, içinde süt ürünü barındırmayan dondurmanın adıdır.

Sorbenin Tarihsel Çıkış Noktası Araplar

Sorbenin kökü ne İtalyan ne de Fransız icadıdır. Kelime şerbet kelimesinden türemiştir. Benzerlik aşikardır, yabancı dilde sherbet – sorbet olmuştur, İtalyanca’da sorbetto. Şerbet o dönemde arapların meyve özlerinden yaptığı, soğuk servis edilebilmesi için buzla karıştırılarak hazırladıkları soğuk, şekerli meyveli içecektir. Özü haçlıların, müslümanlardan gördükleri şerbeti, dondurma haline getirip, buna isim vermeleridir.

Günümüzde “sorbe” ifadesi süt içermeyen dondurmalar için bir genelleme halini almaktadır. İngilizce karşılığı (water-ice made), sulu-buz olarak geçer.

İnsanların aklına genelde yazın gelir dondurma. Ancak konu dükkan açmak olunca kıştan çalışmalar başlar. En ufak bir dükkanın bile açılıp eksiklerinin tamamlanması 1-2 ayı bulur. Yani Mart’da dondurmacı açmak için dükkanı tutsanız, Mayıs ayında anca hazır olursunuzki artık sezon başlıyordur, önünüz hazirandır. Bu sebepten hazır 2014′ün ilk ayında iken dondurma dükkanı açmak isteyenlere hazırlık olsun diye konuya değinmek istedim…

Tarzınız Ne Olacak?

Türkiye’de farklı tarzlarda dondurmacılar vardır.

1-) Geleneksel Maraş Usulü: Bu dondurmacıların sütlü ürünlerinin çoğunda sahlep vardır. Zaten maraşın ünlü dövme dondurmasıda süt, şeker ve sahlepten yapılan dondurmadır. Meyveli dondurmaları süt bazlıda yapabilirler, meyve bazlıda. Ancak öne çıktıkları çeşitlerin başında kaymaklı dondurma ve diğer süt bazlı dondurmalar gelir.

2-) İtalyan Dondurması: İtalyanlar dondurmaya (Gelato) derler. Bunun sebebi, italyanların dondurmayı kendilerine göre yeniden tanımlayıp, şeker ve yağ oranlarına kendilerine göre alt ve üst sınırlar belirleyip, bu sınırlar aralığındaki dondurmalarada özel bir ad vermesidir. Aslında başarılı bir markalamadan başka bir şey değildir. Taze meyve tatlarının öne çıktığı, daha az yağlı ve daha az şekerli, daha çok lezzet veren malzemelerin bol kullanıldığı bir dondurma çeşitidir.

3-) Amerikan Dondurması: Özel bir ismi olmasada farklı katagorileri vardır. Premium, super premium gibi. Ülkemizde yapılan dondurmadan veya Gelato’dan daha yağlıdır. Kullanılan şeker miktarıda daha fazladır. Ancak dünaynın genel olarak tükettiği dondurma çeşidi, amerikalıların yaptığıdır. Meyveli çeşitlerinde süt bazlı yapıldığı, kremanın bolca kullanıldığı yoğun lezzetlere sahip bir dondurma ekolüdür.

Farklı bir kaç ekol daha olsa da ülkemizde şuanda gördüğünüz örnekler bu 3 ekolden çıkmadır. Dondurma dükkanı açmadan önce nasıl bir dondurma ve nasıl bir ekolde üretim yapacağınıza karar vermeniz gerekir. Bütün dekorasyonunuz, hatta dolap seçiminiz ve fiyatlarınız bu doğrultuda şekil alacaktır.

Yapacağınız Dondurmaya Karar Verdiniz… Ya Sonra

Şahsi tavsiyem, ne yapacağınıza karar verdikten sonra her yeri gezmektir. Bulunan her dondurmacıya gitmek, yemek ve gözlemlemek. Kendi yaptığınız dondurmayı önce rakiplerinizle kıyaslamalısınız. Uzay boşluğunda değilsiniz ve biri sizden dondurma alacaksa diğerlerinden almayacak anlamına gelir.

Bu halde şu soruyu sormalısınız: “Rakiplerim yerinde neden benden dondurma alacaklar”

Bu sorunun cevabını bulmak, bir tanım oluşturabilmek için önce herkese gitmelisiniz. Rakipleri değerlendirdikten sonra ne yapacağınıza karar verme zamanı gelmiştir. Rakipleri değerlendirmeden, şirin, güzel, şık bir yer olsun diyerek bir işe başlarsanız, futbol maçına sahaya çıkalım iki şık hareket yapalım diye çıkan futbolcu gibi olursunuz. Unutmayalım amaç şık hareketler değil, maçı kazanmak. Elbette şık, şirin vb… kulağa çok tatlı geldiğini biliyorum.

İşe Koyulma Zamanı

Artık dükkanı kurma zamanınız geldi. Dondurmacının kalbi dondurma dolabıdır(tehşir reyonu). Ayakları derin dondurucuları, eli koluda dondurma kaşıklarıdır. Bu üç ekipman alımında en iyisini almaya çalışın. Özellikle dondurma dolabı hayatidir. Benim bildiğim Türkiye’de 3 marka var popüler. Klimatek, Sevel, Uğur. 3 markayıda az çok bilirim.

Klimatek restoran sektöründe McDonald’s, KFC, Subway vb… dünya markalarına Türkiye’de servis veren bir firmadır. Dondurma makineleri ve tehşir reyonları ithaldir. Markalar sizi korkutmasın her boyuttaki firma ile çalışırlar. Dondurma ekipmanlarının ötesinde bir çok mutfak ekipmanınıda Klimatek’de bulabilirsiniz.

Sevel Türkiye’de dondurmacılar arasında belkid de en yaygın olan markadır. Türk firmasıdır. Teşhir reyonlarını kendi üretir. Dondurma makineleri ise ithaldir. Tümüyle dondurma işine odaklanmış olduklarından, aradığınız bir çok konuda yardımcı olabilecek bir firmadır.

Uğur bir çoğumuzun bildiği derin dondurucu markasıdır. Yerli bir üreticidir. Hem tehşir dolabı, hemde dondurma makinesi üretir.

Bunların dışında da markalar ve üreticilerde bulunmakta ancak önce bu 3 firma ile görüşülmesinde fayda vardır.

Diğer ekipmanlar büyük yatırım gerektirmez. Ancak yine bilinen firmalar ile çalışmanız süprizleri azaltacağından, macera aramamanızı tavsiye ederim.

Hangi usülde dondurma yapacağınızı belirleyip, ekipmanlarınızıda belirledikten sonra geriye bütçenize uygun bir yer bulmak kalır. Yer seçimi yaparken dikkat edilmesi gereken 2 unsur vardır. Dondurmayı kadınlar ve çocuklar çok yer. Dondurma yazın kalabalık olan yerlerde daha çok satar. Bu iki gerçeği göz ardı etmeden, dükkanın büyüklüğü çoğu zaman çok önemli değildir, bir cafe veya restoranın aksine, bütçenize uygun en iyi yeri tutmaya çalışmanızı öneririm. İşiniz sezonluk olduğundan, kısa sürede toplayabildiğiniz kadar parayı toplamanız gereklidir.

Geçenlerde tatlı bir şeyler olsa da yesek dedik. Ama hafif olsun, içinde de yağ olmasın diye iç geçiriyorduk. Meyve yemek aslında en faydalısı olurdu, ancak meyve bu tatlı isteğini kesmeyecekti. Daha tatlı bir şeyler ne olabilirdi?

5-10 dakika düşündükten sonra, ampul yandı. Meyveli dondurma (Sorbe) yapacaktım. Hem yağ yoktu, hem tatlıydı hem de içinde bolca meyve olacaktı. Çokta hızlı ve kolayca yapılabilirdi (tabii dondurma makineniz var ise). Hangi meyveden yapsak diye düşünmeye başladık. Buzlukta dondurulmuş vişne vardı, neden olmasın diyip indirdik vişneleri…

Vişneli Dondurma (Sorbe) Tarifi.

Tarif basit;

Vişne                                    1 kase

Şeker                                    1 su bardağı

Su                                          1 su bardağı

Üç malzemeyi bir kaba koyuyorsunuz.

Blender ile iyice çekiyorsunuz. 1 dakika yeterli olacaktır.

Dondurma makinenize karışımı dökün.

İstenilen kıvama gelince dondurmayı makineden alıp, buzluğa kaldırın.

Vişneli dondurmayı ne kadar zamanda yaptığımı sizler için ölçtüm. Toplamda 40 dakika içinde taptaze dondurmam hazırdı. Bunun sadece 10 dakikası siz çalışıyorsunuz geri kalan 30 dakika makine çalışıyor.

Vişneli dondurma tatlı krizimizin önüne geçti. Kışın dondurma yenmez diye düşünenlerdenseniz, yazdan beri dondurmayı çok özlemişiz. Eminim sizlerde özlemişsinizdir…

Son zamanlarda ülkemizde de popülerlik kazanmaya başlayan farklı bir dondurma çeşidi var. İtalyan kökenli olan gelato?ya klasik anlamda dondurma demek pek de doğru olmuyor. Özellikle İtalyanlar ingilizcede (İce-cream) olarak çevrilen, dondurma kelimesini kendi dondurmalarında asla kullanmıyorlar ve kesinlikle ayırıp ona gelato diyorlar.

Aslında ayırmakta ve özellikle dondurma(ice-cream) yerine gelato kullanmakta pek haksızda değiller. Çünkü baktığınız zaman bakkalda satılan paketli ürünlerde dondurma, katkısız daha zengin malzemeler ile hazırlanan ithal dondurmalarda dondurma, ülkemizde bizim tekniklerimiz ile yapılan dondurmalarında adı dondurma diye geçiyor.

Gelato?

Gelato süt, krema, şeker, yumurta, meyveler, vb? taze ve doğal malzemelerin karışımıdır. Diğer dondurmalardan ayrılan en büyük özelliği taze dondurma olmasıdır. Gelato birkaç gün raf ömrü olan bir üründür. Taze yapılır ve taze iken tüketilir. Dondurmanın tazesi olur mu demeyin, bol taze malzeme dolu, koruyucu içermeyen gelato, -12 ila -16 dereceler arasında tezgahda bekler, bu şekilde muhafaza edildiğinden gelato?nun raf ömrü kısadır.

Gelato bizim bildiğimiz paketli dondurmalardan çok daha az hava içerir. Bugün süpermarketten aldığınız bir kutu dondurmanın neredeyse yarısı havadır. 1lt alırsınız ancak 600gr dan azdır. Gelato genelde %25-%30 hava içerir. Bunun anlamı her kaşık da daha yoğun malzeme içermesidir.

Yani her ağzınıza attığınız kaşıkta yoğun bir lezzet alırsınız. Taze malzemeler ile hazırlanan gelato?nun rengi de canlı olur, tazeliğin kokusunu alırsınız ve doğal malzemenin dokusunu ağzınızda hissedersiniz. (Bir defasında İtalya da yediğim bir şeftalili gelato, taze şeftali gibi kokuyordu. Bunun nasıl olduğunu sorduğumda, tezgahtar mevsiminde meyvelerin bu kokuyu gelato olduktan sonrada koruduğunu söylemişti.) Yağlılık ve şeker oranları da Amerikan standartlarına göre olan dondurmadan farklılık içerir. Gelato da yağ da şeker de daha azdır.

Gelato da üç temel baz vardır. Bunlar farklı çeşnilerle çeşitlendirilir. Bu bazlar beyaz baz, sarı baz ve çikolatalı baz dır. Gelato tariflerinde beyaz baz süt ve şekerdir. Sarı baz beyaz baza yumurta sarısı eklenmiş halidir. Çikolatalı baz ise beyaz baza kakao eklenmesinden elde edilir. Bu bazlar gelatonun başlangıcını oluşturur. Ardından hangi çeşniler ile lezzetlendireceğiniz konusu gelir.

Gelato yapımında zaman alan ve önemli olan bir konuda bazı dinlendirmektir. Evde yaptığınız cheesecake gibi 1 gün dolapta bekledikten sonra bazlarında lezzeti artar. Bazlar zaman zaman 48 saat kadar da bekletilebilir ve daha sonra Gelato haline getirilir.

İyi bir gelato dinlendirilmiş bir baz ile, taze malzemelerin karışımının, günlük sunulmasıyla mümkündür. Ben bu yazıyı yazmadan önce kendime bir baz hazırlamıştım, ve şimdi onu yapmaya gidiyorum? Hala gelato ile tanışmadıysanız ilk gördüğünüz gelato dükkanında durup bir top denemeniz dileği ile. Afiyet olsun?


Dondurma ? Ekipman ? Külah & Kap ? Dekorasyon

4 adımda dondurmacı açmak için yapmanız gerekenler.

Dondurma

Eğer kendi dondurmacınızı açacaksanız, dondurmayı da kendiniz üretirseniz iyi olur.

Peki ama nasıl dondurma üretebilirim? Beğendiğiniz bir ustayı işe alabilir yada kendiniz öğrenip, yapmaya başlayabilirsiniz. Elbette dükkanı açınca, yinede bir usta gerecektir.

Dondurma işini nasıl bir teçhizatla yaparım? Önce dondurma makinesi alacaksınız. Alırken dikkat etmeniz gereken 2 şey var. Birincisi üretim kapasitesi, yani saatte kaç kilo dondurma yaptığı? Diğeri kullanım kolaylığı, yani kolay kullanılabilir, programlanabilir ve temizlenebilir olması. Son zamanlarda, bildiğimiz dikey duran dondurma makineleri yerine, yatay makineler kullanılır oldu. Yatay dondurma makineleri hem daha verimli çalışıyorlar hem de daha kullanışlılar.

Dondurma makinesinin yanında birde ocağınız olmalı, yada pastörizatör de kullanabilirsiniz. Son olarak, pişirdiğiniz dondurma karışımlarınız için, buzdolabınız olmalı. Dondurma karışımlarınızı pişirip, dinlendirip, dondurma makinesine atabilirsiniz. Çıkan dondurmalar için son olarak, -18 , -24 derecelik derin dondurucu(deepfreez) gerekli.

Dondurmacı İçin Gereken Minimum Ekipman

Teşhir Dolabı

Teşhir dolabı sizin vitrininizdir. Ürününüzün değer bulacağı yerdir. Dolap konusunda seçici olmalısınız. Genelde en pahalı malzeme teşhir dolaplarıdır, ancak iyi bir dondurma teşhir dolabı ödenen her kuruşu, sonuna kadar hak eder. Teşhir dolabından kısmayı düşünürseniz bu işe girmeyin derim.

Teşhir dolabının vitrin olmanın yanında ikinci bir özelliği vardır. Ürünlerinizi açılıp kapanan dolapta sağlıklı bir şekilde korumak. Hem vitrin hem de kaliteli ürünün, koruyucusudur teşhir dolabı.

Saklama Dolabı

Dondurmalarınızı stoklayacağınız hatta akşam dükkanı kaparken teşhirden çekip kaldıracağınız bir tane daha dolap gereklidir. Havalı bir şey olmasına gerek yok, -18 derecede durabilen(deepfreez), ihtiyacınızı karşılayacaktır.

Dondurmanızı sergileyecek bir dolap ve saklayacak bir dolabınız olduğuna göre, iş satarken kullanacağınız ekipmanlara geldi.

Not: Bir dondurmacıda en kötü duruma yetecek kadar, jeneratör bulunması gerekir.

Dondurmanın Sunumu Külah ve Kap…

Dondurmayı 2 şekilde satabilirsiniz. Biri külahta, bir diğeri kapta. Bu kap, ister karton, ister cam kup yada waffle vb… olabilir. Külah, olarak da hazır külahlar ve kornetler piyasada bulunmaktadır. Ancak kendi kornetinizi yapmak isterseniz de göründüğü kadar zor değildir. Külah yapmak için bir pişirici birde sarma aparatına ihtiyacınız olacaktır. Tabii bunun için, en az bir adam ve m2 ayıracağınızı unutmamalısınız.

Dondurmacı Dekorasyonu

Eski dondurmacılar genelde pastane görünümlü oluyorlardı. Son yıllarda sadece dondurma satmaya odaklanan daha çok dükkan açılmaya başladı. Son zamanlarda açılan dondurmacıların genelde beyaz, pembe, turuncu, yeşil veya krem gibi renkleri tercih ettikleri görülüyor.

Beyaz sütü temsil ettiğinden iyi kullanıldığı takdirde uygun bir renktir. Ancak beyaz kullanmak biraz zordur. Beyaz kullanıyorsanız kontrast renkleri de ara ara kullanmak zorundasınızdır. Bembeyaz bir dükkan hayal ettiğiniz kadar iyi durmayabilir. Pembe, turuncu ve yeşil, kullanabileceğiniz diğer canlı renklerdir. Mekanda aşırı yeşil veya pembe herkesi boğar, renginize aşık olmayın, onu rahatlatıcı ve insanların hoşuna gidecek şekilde kullanın. Krem rengi, son zamanların favorisi oldu. Cafe&Restoran tarzı yerlerde, coffee shop?lar da özellikle çok kullanılan bir renk tonu krem ve kahve rengi. Kahve ile özleşen krem ve tonları, dinlendirici bir özelliğe de sahiptir. Ancak aşırı krem rengi sizi dondurmacılıktan biraz uzaklaştırabilir.

Renklerin kodlarını ve oluşturmak istediğiniz konsepti düşünerek uygun bir kombinasyon yapabilirsiniz. Beyaz-yeşil, krem-pembe veya tek renk, bu birazda hayal gücünüz ile sınırlı.

Renklerin dışında canlı görseller, fotoğraflar her zaman mekana hareket katacaktır. Kaliteli görseller hem dışarıdan bakanlara, hem de içeriye giren müşterilere sizi anlatan unsurlardır. Görsel araçları kullanın ve daha iyileri için her zaman yatırım yapın.

Dondurmacınızı dekore ederken, ağır bir hava olmamalıdır. Ancak şekerci gibi rengarenk olmakta ters tepebilir. Bütün görüntünüz, sütü veya meyveyi işlediğinizi ifade eden bir yapıda olması faydalı olacaktır. Organik malzemeleri de dekorasyonunuzda kullanırsanız bunu daha iyi ifade edebilirsiniz.

Yapabilirsiniz

Dondurmacılık çok eski bir iş gibi görünse de, fazla dondurma markası piyasada bulunmamakta. Özellikle İtalyan dondurması vb? farklı dondurmalar yapan işletmeler kolayca bu boşlukta çoğalabiliyor. Farklı olabileceğinize inandığınız nokta da, teknik işler gördüğünüz gibi oldukça az. Yapmayı ve yemeyi seviyorsanız, neden bir dondurma dükkanınız olmasın ki?

Dondurma Yapmanın Sırrı?

Dondurma yapmaya başlamadan önce dondurmanın ne olduğuna bakalım. Dondurma süt bazlı veya su bazlı bir karışımın soğutularak karıştırılması ile elde edilen bir tatlıdır. Basitçe meyveli bir dondurma şeker ve meyve suyundan ibarettir. Meyve suyunu alıp buzluğa koyarsanız dondurma yerine buz elde edersiniz, buz ile dondurmayı ayıran sihirli element şekerdir.

Sorbe Nedir? Kökü Nereden Gelir?

Yazın en serinletici, damaklarda buz gibi bir serinlik bırakan dondurmalar genelde saf meyveli olanlardır. Son zamanlarda İtalyan dondurmacılarında Sorbe(Sorbetto) olarak karşımıza çıkıyorlar. Aslında günümüze en yakın meyveli dondurma yapımı tarihte Hz.Muhammed dönemine dayanmakta. Meyve sularını dışı buz ve tuz karışımı ile dolu bir kaba koyarak yaparlarmış. Sorbetto kelimesinin kökeni de çok iyi bildiğimiz bir kelimeden ?şerbet? den gelmektedir.

%100 Doğal Taze Meyveli Dondurma

Şimdi taptaze meyvelerden, gerçek bir meyveli dondurma yapmak için gereken malzemeleri sıralayalım. 3 adet iri şeftali, yarım su bardağı şeker, bir su bardağı su, birkaç damla limon suyu.

Bu formülü şeftaliden daha tatlı meyvelerde şekeri azaltarak daha ekşi meyvelerde de biraz artırarak uygulayabilirsiniz.

Nasıl bizim Maraş dondurmamız varsa, İtalyanlarında kendilerine has bir dondurmaları var. Bu dondurmanın da adı Gelato. Peki nedir bu Gelato? Neden dondurma deyip geçmiyorlar?

Dünyanın en büyük endüstrisi olan Amerika, dondurmanın(ice cream) nasıl olması gerektiğini ve özelliklerini tanımlamıştır. Yağ oranlarından, hava miktarına vs? belli ölçüleri olan donmuş ürünlere dondurma denmektedir. Özellikle yapılış şekli ve içeriği ile İtalyanların Gelato?su, dondurma(ice cream) olarak tanımlanan üründen farklıdır. Bu sebepten İtalyanlar kendi dondurmalarına, Gelato derler ve dondurma ismini kullanmazlar.

Gelato daha az hava içerir, daha az yağlıdır, daha az şekerlidir. Daha çok lezzet veren çeşniler içerir (kakao, vanilya, çilek, çikolata vs?). Gelato aynı zamanda taze dondurmadır. Ülkemizde bu konu biraz farklı algılansa da, gelato taze taze yapılıp, yenir.

Dondurmanın tazesi de olur mu? Donmuş ürün nasıl taze olur diye, düşünebilirsiniz. Ancak gerçek Gelato, günlerce rafta isteseniz de durmaz. İçinde yoğun malzeme ve az hava olduğundan, tezgaha çıkan Gelato bir zaman sonra deforme olamaya başlar. İtalyanlar genelde Gelato?yu günlük yapıp tüketirler.

Gelato aynı zamanda artizan, gurme dondurma olarak da karşınıza çıkabilir. Bunun sebebi, taze olup katkı içermemesi, içinde yoğun malzeme barındırması, küçük miktarlarda özenle üretilen bir çeşit dondurma olmasıdır.