-

İki farklı dünya içinde yaşıyoruz.

Biri kendi düşündüğümüz gibi olan dünya, diğeri düşüncelerimiz ile uyuşan ve uyuşmayan yanları ile gerçek dünya.

İş hayatın da patronlar bu ikilem arasında gelip giden kişilerdir.

Tasarıları vardır ve gerçekle örtüşmesini isterler.

Örtüşürse başarılı olurlar. Örtüşmez ise başarısız.

Peki ama neden örtüştüremezler ve başarısız olurlar?

Türlü nedenleri var.

Önce insanlar kendi bildikleri gibi olsun ister herşeyi sonra kaynakları yetersiz olabilir,

Kendilerini yetersiz kaynakla da olabileceğine inandırabilir,

Neden olmasın der ve yersiz bir umut yeşertebilirler,

Olacak olmalı diyerek işe koyulurlar,

Kendilerini diğerlerinden akıllı bulurlar ve görülmeyeni gördüklerine inanırlar…

Aslında aşikar olan tümden gelmek yerine tüme varım yapmaya çalışırlar kendi iç dünyalarından. İç dünyaları en baştan örtüşmüyorsa zaten kurgu başarısız olmaya mahkumdur. Kısaca tümden gelip, egosunu yenebilen, inat etmek yerine olanı anlayıp ona katılmaya çalışan (genelde bunu başaranlar için, “adam birşey yapmamış ki, nasıl başarılı olmuş” deriz) başarılı olurlar…

Başarılı olmak için, içimizdeki sesi dinlemeliyiz ama mutlak doğru olarak kabul etmenin büyük kumar olduğunuda bilerek yatırım yaparsak galiba daha rasyonel işlerin altına imza atabiliriz gibi…

3-4 kişinin çalıştığı, patronunda kendi iş gücünü koyduğu birçok cafe, büfe, dondurmacı, kumpirci, mantıcı, tatlıcı, meyve sucu, köfteci vb…  işletmeler bulunmakta.

Yurt dışında chef&owner (şef ve sahip) restoranlar önemli sayıda bulunmakta. Ülkemizde de bu tip restoranların sayısının artması ve bu girişimlerin desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Yurt dışında şeflerin kazandıkları gelirler bir zaman sonra kendi restoranlarını açmaya yetiyor ancak ülkemizde ekonomik kalkınma daha bu seviyede olmadığında sınırlı sayıda chef&owner restoran bulunmakta.

Chef&owner tarzı restoranları,sadece yatırım amaçlı açılan restoranlardan ayıran en büyük özellik,  mesleki aşk ile dolu insanların bu yola baş koyarak hayatlarının mücadelesine girmiş olmalarıdır. Yurt dışında şehirlerin en ünlü restoranları genelde chef&owner restornlardır. Restoran sektörünün ülkemizde de kendi değerlerini oluşturabilmesi bu mesleğe baş koyan insanların desteklenmesi ile gerçekleşebilir.

Ülkemizdeki bu küçük işletme sahiplerinin çoğu günlük işleri, ödemeler, personel sorunları ile sıkışmış kalmış durumdadır. Akıllarına gelen fikirleri yenilikleri uygulayacak zamanları veya kime uygulatabileceklerini araştıracak zamanları bile yoktur. Yeni bir şey yapmak isteyen ama nasıl başlayacağına karar veremeyende bir çok işletme gördüm. Neyi nerede yapabileceklerini biri söylese çok şey yapabilecek işletmelerde gördüm. Bazen basit bir poster bile basmak yada dükkanı azıcık daha toplamak çok zor olabiliyor…

Amacım bugün bu yola baş koymuş bütün küçük işletmelere gönüllü olarak elimden geldiği kadar yol gösterebilmek, sorularına cevap bulmak, yada akıllarındaki işleri halledebilecek adresleri göstermek.

Benim çalıştığım semtlerde iseniz sizlere uğrayabilirim. (Kadıköy, bağdat caddesi, bostancı, mecidiyeköy, bebek)

Yada bana sorularınız için cem@cempak.com.tr den ulaşabilirsiniz.

Çoğu zaman işletmeler, çalışanlarını unuturlar. İşletmelerin kuralları sanki kendi başına çalışabilirmiş gibi. İşletmeler kurallara ve hedeflere sahip olmalıdır, bunları yaşatacak olanda çalışanlardır. En temel sorumluluklarda göz ardı edilir.

Esas sorun doğru yere bakamamak bazen de oraya bakmaktan korkmak. Çünkü orada herkesin bir zamanlar onayladığı, üstüne inşa etiği yanlış kararlar vardır. Patronlar hangi sorumluluklara sahip olduklarını bilmemeleri gerekir, hele bu ilahi bir sorumluluk ise?

Olayı farklı somutlaştıralım;

Benzinli bir araca benzin vermeden çalışmasını bekleyebilir miyiz?

Cevabı hayır, benzinsiz çalışmaz olacaktır.

Peki araba yerine çalışan deseydim, benzin yerinde maaş. Şimdi aynı cümleyi tekrar kuralım.

Benzinli(Maaşlı) bir araca(çalışana), benzin(maaş) vermeden çalışmasını bekleyebilir miyiz?

Cevap, üsteki sorunun cevabı kadar kesin değilse? Başınız dertte demektir. Size bahşedilmiş olan bu ilahi görevi yerine getirmekte zorlanacaksınız gibi?

Piyasada maaş geciktirmeyi kronikleştirmiş işletmeler bulunmakta. Bazıları için bu çok normal bir durum. Hatta buna çok şık bir isim bile vermişler finansman stratejisi. Aslında bu paranın üstüne yatmaktır, kısaca (PÜY) diyelim. Strateji gibi anlamlı kelimelerle güzelleştirmek, sadece şirketleri yanlışa sürüklemekte ve bedelini çok daha fazla para ile ödetmektedir.

Sorunu çözümü ise basit. Çalışanlarınızdan hesap sorabilmek için, daha fazlasını isteyebilmek için, gelişmelerini sağlamak için, sizi sahiplenmeleri için; patronlar ilahi olan görevlerini yerine getirmelilerdir.Patronlar dünya üzerinde rızkın çoğunu dağıtmakla görevlendirilmiş elçiler olduklarını unutmamalıdırlar.

Nedense çoğu insan, patronları sadece kar peşinde koşan canavarlar gibi tasvir etmektedir. Bana ilginç gelen ise bu konular açıldığında çalışanlar; kendilerini bütün bu olaylardan soyutlayarak sanki herkes kötü bir kendileri iyi gibi, rahatlıkla patronun görevlerinden, yapması gereken kendilerine göre patronun eksiklerinden yada adil olmadığını düşündükleri hareketlerinden, açgözlü biri gibi tasvir eden şeylerden bahseder. Çok az kişi bazende hiç kimse, patronların bu dünya üzerine gelen iyi adamlar olduğunun bilincindedir.

Tezgahın sahibi olmak veya başkasının tezgahında çalışmak, ben ikisini de aynı anda yaşama fırsatım oldu. Tecrübe ve para kazanmak için başkaları için çalıştım, başkaları için işçi iken aynı zamanda kendi işletmemi kurdum ve işveren de oldum. Bu sayede iki taraf gibide konuştum, tam olarak neler hissedildiğini anladım. İşçilikten patronluğa yükselseydim, büyük ihtimalle geçmişteki çoğu kötü şeyi unuturdum ve güzel geleceğe bakardım. Çok şükür hafızam iyidir.

Şimdi iş dünyasında giydiğimiz gömleği çıkarmak için, işveren veya işçiyi unutalım. Birlikte bir uzay gemisine binelim Aya gidelim. Biz uzaylıyız ve şimdi aydan bakıyoruz bu patronlar ne yapıyor?

Herkes gibi çalışan insanlar olduğunu göreceğiz, boş kaldıklarında düşünceli olduklarını, bu düşünceli hallerinin uykularını kaçırdığını, her gün yarın için bir şeyler yapmak zorunda olduklarını göreceğiz. Bunların hepsi neden peki?

Patronların üstlerinde herkesin taşıyamayacağı türden bir sorumluluk vardır. Her insan rızkı ile doğar. İnsanlara verilen rızkın bir kısmının dağıtılması, patronlar aracılığı ile gerçekleşir. Çünkü patronlar seçilmiş kişilerdir. Emeğin karşılığını adil bir biçimde dağıtma görevi ile görevlendirilmiştir.

Patron olmayı isteyen veya şuanda patron olan herkes eğer Tanrının İyi Adamlarından olmak istiyorsa bu sorumluluğu tam olarak yerine getirmelidir. Bu işinde başarı ve huzuru getirecektir.