Sitem, tepki, isyan ne ararsanız var… Google.com’da “Kaymaklı Dondurma” kelimesini aratın. İlk 5 tarifi bir okuyun. Malzemelere dikkatlice bakın. Vanilin ve Vanilya Özütü vb. şeyler geçiyor tariflerde…

Bu hainlik mi? cahillik mi? kendini bilmezlik mi? nedir ben adlandıramaz oldum. Geleneksel bir ürünün içinde vanilin veya vanilya ne gezer. Hele hele sahleb ile vanilya karıştırmak için ahmak olmak gerekirki azıcık aşçılık yapan bunu yazmaz.

En büyük problemimiz, bize ait olan hiçbir şeyi kayıt altında tutmuyor olmamız. Kayıt altında tutup, asgari şartlarını belirlememiz gerekli. Aynı durum Maraş Dondurmasında da var. Piyasadaki Maraş Dondurmalarının hangisi keçi sütünden yapılıyor. Etiketleri okuyorum göremiyorum.

En üzücüsü ise halkın kaymaklı dondurmaya vanilyalı demesi… Beyaz olan herşeye adam vanilyalı diyor. Güzel kardeşim sen hiç vanilya gördün mü hayatında. Annenin evinde hiç vanilya var mıydı? Anneannen ölmeden hiç vanilya yemiş mi hatta adını duymuş mu? Yalan yanlış terminoloji ile yaşıyor ve kültürümüzü erezyona uğratıyoruz. Vanilya hiçbir Anadolu tarifinden yer almayan, alması mümkün olmayan bir bitki. Madagaskar’da var. Meksika’da var. Tahiti’de var. Bir düşün sende olabilir mi?

Hem üreticilerin bilgisizliği hemde tüketicilerin bilgisizliği elimizdeki değerlerin yok olmasına sebep oluyor. Kaymaklı dondurma sahleb ile yapılır, çokta güzel olur. Vanilyalı dondurma vanilya ile yapılır ve bu iki çeşit bir birine zerre benzemez. Benziyorsa biri bir yerde hata yapıyor demektir.

Kaymaklı dondurmaya ve bizim kültürümüze ait olan diğer öğelere sahip çıkalım. Okuyalım anlatalım. Kaymaklı Dondurmayı yok etmeyelim.

Tags:

Ülkemizde endüstride kullanılan 3 tip süt var. İnek, keçi ve manda sütleri. Bu sütlerin kıymetlerine ve besleyici özelliklerine baktığımızda da en değerli ve besleyici olan 1. sırada “Manda Sütü” olup, ardından  “Keçi Sütü” ve en son “İnek Sütü” gelmektedir. Dondurma dünyasında en çok kullanılan süt ve süt ürünleri, inek sütünden temin edilir. Bunun nedeni ucuz ve erişimi kolay olmasıdır. Keçi Sütü maraş usülü dondurmalarda kullanılmaktadır. Ancak adı maraş olup %100 keçi sütü olan pek üretici yoktur.

Konumuz olan manda sütü ise neredeyse hiç yoktur. Keçi ve İnek sütü artık endüstriyel sütler olmuştur. Bunun yanında manda sütü üretimi hala daha zor ve meşakatlidir. Dondurma dünyasında ise manda sütlü ürünleri mum ile arıyoruz. Peki ama neden inek veya keçi varken manda sütü bu kadar önemli?

Manda sütünden yapılan dondurma, İstanbul’un geleneksel lezzetidir. İstanbul’un o eski tadıdır. Günümüzde kaymaklı dondurma dendiğinde mağlesef keçi sütlü dondurma geliyor akıllara. Mağlesef diyorum çünkü İstanbul’un tarihinde yatan manda sütü lezzeti unutuluyor. Akıllar karışıyor ve esas olan ile sonradan gelen yer değiştiriyor.Şüpheniz varsa veya İstanbul’un geçmişini bilmiyorsanız bir kaç soruda doğruyu bulalım..

Şimdi kendimize soralım… Adı “kaymaklı dondurma” olan bir ürün neyin kaymağı ile yapılır? Manda Kaymağı Keçi Kaymağı? İnek Kaymağı?  Manda ve inek mantıklı duruyor. Peki siz hiç keçi kaymağı diye bir ürün hayatınızda duydunuz veya annenizin evinde yediniz mi? Markete gittiğinizde kaymak istediğinizde size hangi hayvanın sütünden yapılmış kaymağı verirler? Peki en iyi kaymak hangi hayvanın sütüne aittir? Aslında unutulan bu geleneksel lezzetin cevabı sorunun içinde saklı. En kaliteli kaymak Manda kaymağıdır. Kaymaklı dondurma da eskiden en kaliteli olan bu kaymaklı sütten yapılırmış. Dondurmanın hası manda sütü ve manda kaymağı ile yapılanmış…

Manda sütü ile salep bir araya geldiğinde, diğer sütlerden farklı daha yoğun bir kıvam alırlar. Manda sütü lezzeti ile, mineral değerleri ile, daha yüksek yağ oran ile salepli her ürüne farklı bir keyif katar.

Tags:

Piyasada Aklınızdan Geçene Benzeyen Türdeki Cafe’lere Gidin;

Unutmayın ki gıda sektörü çok eski bir sektör. İnsanlık tarihinin en eski işlerinden biri. Sizin aklınıza gelenler başkalarının da aklına büyük ihtimalle gelmiştir. Var olan örnekleri inceleyin. Neler yaptıklarını gözlemleyin ve neyin farklı yapılabileceğine veya daha iyi olabileceğine yerinde karar verin veya hayal edin.

Yerinde hayal etmek yapabileceğiniz en iyi hazırlıktır. Aklınıza gelmeyenler gözünüzün önündedir hem de bedavaya…

Aklınızda yeni bir fikir varsa yapılabilirliğini sorgulayın ve hatta gittiğiniz benzer konsept deki cafelerin, aklınızdaki fikri nasıl hayata geçirebileceklerini kafanızda tasarlayın. Bazen bu sektörde basit görünen şeyler çok zor hatta imkansız olabiliyor.

Yarın hayalinizdeki cafeyi açacak olsaydınız rakiplerinizden ne yaparak ayrışacağınızı cümlecikler ile ancak sıfat eklemeden ifade edin. “Sıfat eklememe kısmı” milyon dolarlık şirketler içinde, en küçük yatırımcı içinde aynı hayati önemi taşır.

Lütfen sıfat kullanmayın! Ne demek istiyourum,

Güzel, hızlı, kaliteli, doğru, düzgün, iyi vb… sıfatlar kullanmayın. Bunlar aklınızın çalışmasını engeller, sizi gelişmeye kapar. Çünkü işi tarif etmez. Sizin işin tarifine ihtiyacınız var, başarılı olmak için.

Örnek olarak,

“Çok güzel bir espresso hazırlayacağız, en iyi çekirdekleri alacağız ve hızlı servis vereceğiz.”

“Güzle” kime göre? “iyi” hangi ölçeğe göre? “hızlı” nasıl olacak? İşin tanımı yok ve işe koyulduğunuzda da vahi inmeyecekse, işin tanımı böyle kalacaktır.

Şimdi söyleyeceğim şekilde cümle sahibi olacak bilgiye sahip olmaya çalışın:

“ Menşei Kenya olan, arabica ve robusta çekirdeklerinin karışımında kendimize ait bir espresso blend’imiz olacak. Orta kavrulmuş olacağından karamelimsi tat daha az olacak ve daha canlı bir lezzet elde edeceğiz. Her bir espresso shot’ı için taze çekilmiş 19gr kahve kullanacağız. Bu sayede daha canlı ve farklı bir lezzette kahve arayanlar için iyi bir alternatif olacağız. Tam otomatik makineler kullanarak da servisi hızlı yapacağız”

Kısaca şöyle özetleyebilirim, ilk cümle romantizm ve yeterli bilgi yok. 2. Cümle en azından ne yapacağını biliyor…

Bol Bol Hesap Yapın;

Gittiğiniz cafelerde, bol bol hesap yapın. Kaç kişi geldiğini sayın, ne zaman en çok iş yaptığına bakın. Günlük cirosu ne olabilir, çıkan sayı tatmin edici mi, değil mi değerlendirin. Ne kadar çok hesap yaparsanız zamanla o kadar bu konudaki sağ duyularınız gelişir. İlerleyen zamanda kendi hesabınızı yaparken gerçekçi olmanıza yardımcı olacaktır.

Ekipmanları Tanıyın, Tedarikçiler Bulun;

Sanki yarın restoranınızı açacak gibi boş zamanlarınızda ekipmanlarını tanımaya çalışın. Profesyonel ekipmanlar yapan, satan yerlere gidin. Fiyat sorun, ekipman özelliği sorun. Herkesten bir şey öğreneceğinizi göreceksiniz. Zamanla sektörden biri gibi hatta daha fazla bilgi sahibi olacaksınız. Hayalinizdeki Cafe nasıl malzemelere ihtiyacı olacaksa hepsine bakmaya çalışın.

Eğer bunları yaparsanız göreceksiniz, yolun çoğunu almışsınız. Özgüveniniz artmış ve konulara hakim olacaksınız.

Bir işin başlamasına en büyük engel o işi bilmemektir. Bilmeden varsayımlarla asla yatırımcı olamazsınız. Ama öğrenmek için çalışırsanız, bu yatırımınız gelecekte size başarı olarak geri dönecektir. Hayalinizdeki Cafe konseptini yaşayın, elinizden geleni yapın göreceksiniz elinize fırsat geçtiğinde, doğru zamanda doğru yerde olacaksınız.

Nerede Açmayı Hayal Ediyorsanız Orada Zaman Harcayın;

Bana bir yer söyleyin kahvesi güzel olduğu için her zaman gitmek istediğiniz? Yok değil mi öyle bir yer… Aslında kahvesi güzel diyebileceğimiz kültüre sahip değiliz. Böyle bir alışkanlığımız yok çünkü. Annemizin evinde çay içerek büyüdük, son 10 yılda ise Americano içiyoruz aslında…

Cafe işi aslında kahve satmak değildir. Atmosfer, servis ve metrekare satmaktır. Bu sebeple en gözünün de yerlerde açılırlar. Halbuki merkezden uzakta lezzetli bir döner restoranı açsanız insanlar size gelirler. Yada şöyle bir kebapçı… Çünkü kullanım amaçları farklıdır.

Şimdi gelecekte Cafe’nizi açmak istediğiniz yerde zaman harcamalısınız. Bu sayede atmosferi koklayabilir, gelecekteki potansiyel müşterileri yakından tanıyabilirsiniz. Aynı zamanda rakiplerinizi de sıkı markaj altına almış olursunuz.

Tags:

Bu aralar çok sık kullandığımız bir ifade var “Dünya değişiyor”. Hep değişerek ilerledi ancak günümüzdeki değişiklikler nesillerce süre gelen bilinenleri değiştirmekte.

Mobil ödeme oyunu tümüyle değiştirecek yeni bir enstürman.

Peki ama para yerine cep telefonu ile ödemesi neden bu kadar önemli ki?

Çünkü konu sadece fiziki para yerine telefondan ödeme yapmak değil.

Çin örneğini Türkiye iyi çalışmalı. Biz Avrupa ülkelerine kıyas ile çok daha fakir, ama lezzet ve servis konusunda zengin bir ülkeyiz. Araba üreterek Almanları yenemeyiz ama lezzet ve hizmet satarak onlardan daha iyisini yapabiliriz.

Konu nedir? Mobil ödeme ile aslında Restoran ile müşteri arasında bir iletişim ağı kurma şansı ve data toplama imkanı çıkıyor. Kısaca iyi bir CRM çalışması için zemin hazırlıyor.

Normalde Restoran – Müşteri ilişkisi nasıldır… Gider yersiniz, sürekli giderseniz tanışmış olursunuz. Peki ama sürekli gitmeden restoran müşterisini hızla daha iyi tanısa, daha iyi tanışmak için müşteriye imkanlar sunabilse nasıl olur.

Restoran olarak diyebilsek ki,

  1. 3. kez kahve aldınız ve bu sefer kahveniz bedava, (Ekstra bir kart veya firmanın uygulamasına gerek duymadan. Çoğumuz bunları aslında verimli kullanamıyoruz.)
  2. Sistemde doğum gününüz olduğunu gördük, %20 indirim yaptık (her kapıdan girene doğum gününü soramazsınız ama mobil ödeme sistemleri ile haberleşilecektir.)
  3. Kredi kartı vb. işlemler için beklemeyin şu QR code’u telefonunuz ile okutun geçin… ( kasa operasyonları hızlansa)
  4. Sıra beklemeyin, kiosklardan siparişi girin ve ileriden siparişinizi alın (bugün bunu yapan firmalar. bu sayede kasa ve kasiyerlik yok oluyor.)
  5. İsim isim tüm müşteri satın alma alışkanlıklarını inceleyebiliyoruz. (Bu sayede her müşteri için bir cari kart oluştuğunu hayal edin ve tüm satın almaların, satın alma alışkanlıkları ekseninde raporlanabildiğini)
  6. Satın aldığınız her ürün için ödeme sonrası Restorana fikir ve görüşlerinizi iletebilirsiniz (yemek siprişi sitelerinde bu olanak var, ama paket servis işlerin dışında bu olanak bugün yok.)

Kısacası mobil ödeme bir uygulama içinde olacağı için, CRM çalışmasının tam merkezine oturacaktır. Mobil Ödeme Uygulamaları, restoran dünyası için iş dünyasında “Big Data” diye havalı bir şekikde bahsedilen dünayaya giriş, müşteri içinse çoklu yenilikler dünyasına girişi ifade edecek. Müşterisini takip edebilen, anlık promosyonlor yapabilen, karar alma mekanizmasınında bu yapıya değişeceği yeni bir dünya.

Mobil ödeme ile fast food sektörününde fiziksel olarak yapısı değişecektir. Bugün değişim başlamıştır.

Tags:

Her yeni girişim başarısızlıktır …ta ki çalışana kadar.

Yenilikler böyle ortaya çıkar. Hatalar,deneyler, yanlış adımlar, başarısızlıklar…

Süreç, çalışmayan şeylerden kaçınarak işlemez. Çünkü böyle yaparak çalışmama ihtimali olan herşeyi gözden çıkarmış oluruz. Bunu sadece sınırlı bilgimiz ile bir ihtimale dayanarak yaparız.

Yapmamız gereken, yolumuzda karşımıza çıkan hataları benimseyip, onların aradığımız şeyleri bulmamıza yardımcı olan minik yön levhaları olduğunu kabul etmek.

Başarısız olacağınızı söyleyenler büyük ihtimalle haklı çıkacaklar çünkü yeni girişimlerin çoğu başarısızlıkla sonuçlanır. Onların bilmediği ve asla keşfedemeyeceği şey ise, başarıya giden yolun, başarısızlıklardan geçmesidir.

Tags:

-

İki farklı dünya içinde yaşıyoruz.

Biri kendi düşündüğümüz gibi olan dünya, diğeri düşüncelerimiz ile uyuşan ve uyuşmayan yanları ile gerçek dünya.

İş hayatın da patronlar bu ikilem arasında gelip giden kişilerdir.

Tasarıları vardır ve gerçekle örtüşmesini isterler.

Örtüşürse başarılı olurlar. Örtüşmez ise başarısız.

Peki ama neden örtüştüremezler ve başarısız olurlar?

Türlü nedenleri var.

Önce insanlar kendi bildikleri gibi olsun ister herşeyi sonra kaynakları yetersiz olabilir,

Kendilerini yetersiz kaynakla da olabileceğine inandırabilir,

Neden olmasın der ve yersiz bir umut yeşertebilirler,

Olacak olmalı diyerek işe koyulurlar,

Kendilerini diğerlerinden akıllı bulurlar ve görülmeyeni gördüklerine inanırlar…

Aslında aşikar olan tümden gelmek yerine tüme varım yapmaya çalışırlar kendi iç dünyalarından. İç dünyaları en baştan örtüşmüyorsa zaten kurgu başarısız olmaya mahkumdur. Kısaca tümden gelip, egosunu yenebilen, inat etmek yerine olanı anlayıp ona katılmaya çalışan (genelde bunu başaranlar için, “adam birşey yapmamış ki, nasıl başarılı olmuş” deriz) başarılı olurlar…

Başarılı olmak için, içimizdeki sesi dinlemeliyiz ama mutlak doğru olarak kabul etmenin büyük kumar olduğunuda bilerek yatırım yaparsak galiba daha rasyonel işlerin altına imza atabiliriz gibi…

Kahve dükkanı açmak son zamanların en popüler işi oldu. Sektör dışından bir çok insan dahil oldu ve yeni yeni mekanlar açtılar. Genel de kahve satmayı gözüne kesitrmiş olan ve dükkan açmayı planlayan yatırımcılar;

  1. Kahve işinin karlı olduğunu
  2. Küçük m2′lerde dükkan açılabileceğini
  3. Çalışan bulmanın ve işletmenin diğer gıda işlerine kıyasla basit olduğunu
  4. Herkesin kahve içtiğini ve sektörün popüllerlik kazandığını
  5. Çok güzel pastalar ve kahveler yapmak lazım piyasada bunların iyisinin olmadığını

Söylediklerinde de haklılardı piyasada yeterince kahve dükkanı yok iken. Yani 10 yıl önce…

Şimdi ise büyük bir yanılsama başka birşey değil bu düşünceler…
Son kullanma tarihleri maalesef doldu.

Yatırım kararı alırken ilk adımda ister detaylı kağıt üzerinde olsun, ister zihinde durum hayal edilmiş olsun. Önce yapacağınız işte güçlü-zayıf yanlarınızı değerlendirirsiniz. Birde ön gördüğünüz yakalamak istediğiniz fırsatlar ile karşınıza çıkabilecek tehlikeli riskleri hesap etmeye çalışırsınız (SWOT).

Size de rakiplerinize de kolaylıklar ve zorluklar eşit mesafede.

Yukarıdaki maddeleri düşünerek bu işe girecekseniz vazgeçin para kaybedersiniz.
-

Kahve işinde para kazanmak istiyorsanız,

  1. İyi lokasyon

  2. Uzmanlık

  3. Büyük m2

  4. Hikaye-sahne’den oluşan

4 kritik öğe üzerinde düşünmeniz gerekir.

4 maddeden 2′sinin sahibi olmanız gerekir. 1′i ile mümkün değil. Fazlasının tadından yenmez Ancak kahve zincirlerinin en büyüğü bile 2 taneye sahiptir. İyi lokasyon ve hikaye-sahne.

Fark ettiniz mi bilmiyorum ama lezzet, hijyen, standartlar, pazarlama, menü vb. şeylerden bahsetmiyorum. Genelde gıda işinde bunlar çok konuşulur. Ancak kahve işi biraz farklıdır.

Lezzet dediğinizde, dünya lideri hamburgercinin gerisinde çıkabiliyor Amerika tüketici anketinde.

Pazarlama dersek hangi kahvecinin reklamını gördünüz de gittiniz? (sosyal medya üzerinden tüketici tavsiyeleri hariç)

Hijyenik diye bir kahve dükkanına gittiniz mi hiç? Fare çıksın demiyorum ama en büyüklerin durumu ortada…

Standartlar? Restoran işinden ayrı bu konu kahve dükkanlarında farklı… Elbette verdiğiniz ürün sürekli değişemez ama standartlaşma kadar amatör ruhta karşılık buluyor.

Gelelim menüye… Son 3 ayda kaç defa farklı kahveler denediniz veya yapanı gördünüz? Menü ile de fark yaratmak kahve dükkanları için çok zor. Bunun en temel sebebi kahve kültürü ile yetişmemiş bir toplum olarak, konu hakkında derinliğimizin olmaması.

Hal böyle iken konu pazarı anlamak ve para kazanmak ise yanlış yerlere takılıp kalmamak gerekir.

İyi lokasyon elbette her zaman değerli ancak yüksek kirlar yüzünden iyi mekanlar artık ana caddelerde olmasa bile hemen aralarda yerini alıyor ve insanlar gidiyor.

Uzmanlık son zamanlarda önem kazanan bir konu. Kahvenizin tadı ile farklılaşa mıyorsunuz üzgünüm. Farklı olsanızda anlayacak müşteri yok. Varsa da onlar dükkan çalıştırmaya yetmiyor maalesef. Bu gerçeğin farkına varıp, müşterinin anlayacağı bir fark yaratmalısınız. Belli bir ürün grubunda uzmanlaşmalısınız ve işletme kültürünüze yansımalı bu uzmanlık. Böylece müşteri sizi iyi, lezzetli, farklı ve tavsiye edilir olarak kabul edecektir müşteri. Aksi takirde kendi kendine anlayamaz ve sadece duvarlara yazarsanız orada kalır sözleriniz.

Büyük m2 güzeldir. Büyük güçlüdür. İlgi odağı olur. Merak uyandırır. İnsanlar daha rahat yayılır ve zamanan geçirir ki kahve dükkanları müşterinin yayıldığı ve zaman geçirdiği yerlerdir. Aynı zamanda büyük m2 bir kere dolduğunda para toplar. Küçük m2′lerde savaş daha çetin geçer.

Hikaye ve sahne sahibi olmak en ilginç durum bence. Eğer bir hikayeniz varsa ve buna uygun bir sahne yaptıysanız artık dediğiniz herşeye inanacağız. Hikaye, müşterilerin sizden nasıl bahsedeceğidir, sahne dükkanınızın kendisidir. Çoğu zaman işletmelerin hikayesi olmaz ve sahnesi zayıf olur. Bir o kadarda hikaye uydururlar ama sahne ona uymuyordur. İşletmenizin düsturunu en başından belirleyin, dükkanı ona göre kurun ve içeri girdiğinde insanlar anlatacağınız şeye atmosfer sayesinde hazır olsunlar. Onları avcunuzun içine alırsınız. Çıktıklarında arkadaşlarına sizi anlatırlar. Hikayenizi oluşturun, dekorasyonunuz tümüyle onu yaşatsın. Gezgin biri olup mola vermek için bir kahve dükkanı açtım diyorsanız dünyadan farklı obje ve tasarımları bir araya getirin, gelenlere dünyayı anlatın. Veya espresso delisi olduğunuzu düşünmelerini istiyorsanız, espresso takıntınızı heryerde hissettirin. Zorla espresso ikram edin kahve içiyor olsa bile. Sürekli espresso için. Farklı çekirdeklerden, espresso üzerine menüde çeşitlemeler yapın. Merak etmeyin günün sonunda en çok latte satacaksınız ama bir ruhunuz olmuş olacak. Herhangi bir yer değilsiniz artık.

Sadece kahve demleyip satmak artık günümüzde yeterli değil. Restorancılık için geçerli kurallar kahve sektörüne bire bir uymuyor da. Para kazanmak konu olduğunda doğru bir düşünce yapısı ile iş geliştirilmeli. Sizi hedeften saptıracak işelerden uzak olmanız dileği ile…

Tags:

Kariyerinizin ilerleyen yıllarında restoran açmak, gıda sektörünün parçası olmak istiyorsanız, kendinizi şimdiden hazırlayabilirsiniz. Hangi meslekten olursanız olun, kendi restoranınızı açabilmek için nasıl başlayacağınızı, nasıl tecrübe kazanacağınızı bu yazıda bulacaksınız.

.

.

Restoranınızda Ne Satacaksanız Şimdi Evde Yapın;

Başarılı bir restoranın, patronu sattığı ürünü çok iyi bilmelidir. İleride hangi tarz da bir mekan açmayı düşünürseniz düşünün, aynısı gibi olmasa da neredeyse her şeyi kendi mutfağınızda yapabilirsiniz. Restoranda ekipmanlar farklı olacak diye düşünmeyin. Esas olan sizin işlediğiniz gıda maddelerine dokunmanız, malzeme bilginizi arttırmanızdır. Ev ortamında çalışmanın bir diğer faydası da imkansızlıklar içinde, ekipman eksiğine rağmen çalışırken yeni şeyler keşfetmeniz olacaktır. Unutmayın ki zor koşullar altında insanlar daha yaratıcı olurlar, sizde evdeki mutfağınızda çalışırken malzemeyi yakından tanıyacak ve yeni fikirler ve yöntemlerle aklınızı dolduracaksınız.

Artık evlerde de kullanabileceğiniz, profesyonel mutfaklardakine benzer ekipmanlar bulunmakta. Zaman içinde kendinizi geliştirdikçe ekipmanlarınızı zenginleştirip hayallerinizdeki işi gerçekleştirmek için gerçeğe bire bir uyan denemeler yapabilirsinizde.

Piyasada Düşündüğünüz Türdeki Restoranlara Gidin;

Unutmayın ki restorancılık ve gıda sektörü çok eski bir sektör. İnsanlık tarihinin en eski işlerinden biri. Sizin aklınıza gelenler başkalarının da aklına büyük ihtimalle gelmiştir. Var olan örnekleri inceleyin. Neler yaptıklarını gözlemleyin ve nerede yanlış yaptıklarını veya eksiklerini not edin.

Aklınızda yeni bir fikir varsa yapılabilirliğini sorgulayın ve hatta gittiğiniz benzer konsept deki restoranların aklınızdaki fikri nasıl hayata geçirebileceklerini kafanızda tasarlayın. Bazen bu sektörde basit görünen şeyler çok zor olabiliyor.

Yarın hayalinizdeki restoranı açacak olsaydınız rakiplerinizden ne yaparak ayrışacağınızı düşünün.

Bol Bol Hesap Yapın;

Gittiğiniz restoranlarda, bol bol hesap yapın. Kaç kişi geldiğini sayın, ne zaman en çok iş yaptığına bakın. Günlük cirosu ne olabilir, çıkan sayı tatmin edici mi, değil mi değerlendirin. Ne kadar çok hesap yaparsanız zamanla o kadar bu konudaki sağ duyularınız gelişir. İlerleyen zamanda kendi hesabınızı yaparken gerçekçi olmanıza yardımcı olacaktır.

Ekipmanları Tanıyın, Tedarikçiler Bulun;

Sanki yarın restoranınızı açacak gibi boş zamanlarınızda mutfak ekipmanlarını tanımaya çalışın. Profesyonel mutfak malzemeleri yapan yerlere gidin. Fiyat sorun, ekipman özelliği sorun. Herkesten bir şey öğreneceğinizi göreceksiniz. Zamanla sektörden biri gibi hatta daha fazla bilgi sahibi olacaksınız. Hayalinizdeki restoran nasıl malzemelere ihtiyacı olacaksa hepsine bakmaya çalışın, poşet, çatal-bıçak, masa örtüsü, üniforma?

Eğer bunları yaparsanız göreceksiniz, yolun çoğunu almışsınız. Özgüveniniz artmış ve konulara hakim olacaksınız. Bir işin başlamasına en büyük engel o işi bilmemektir. Bilmeden varsayımlarla asla yatırımcı olamazsınız. Ama öğrenmek için çalışırsanız, bu yatırımınız gelecekte size başarı olarak geri dönecektir. Hayalinizdeki restoranı yaşayın, elinizden geleni yapın göreceksiniz elinize fırsat geçtiğinde, doğru zamanda doğru yerde olacaksınız.

Eleştiriyoruz. Hergün eleştiriyoruz.

Kendi işletmesine, başkalarını eleştirdiğinin yarısı kadar bakan var mı?

Olsa bu kadar eleştirecek şey bulamazdık….

Kendi işletmenizin en basit süreçlerine bakmanız gerektiğini hatırlatırım.

Müşteriye nasıl selam verdiğiniz, nasıl e-posta gönderdiğiniz, günlük konuşma ve yazışmalarınızda çalışanların nasıl davrandıklarına…

Başkalarında eleştirdiğimiz şeylerin bizde olmaması dileği ile,

En az 1 şeyi daha iyi yapmak üzere…

Tags:

Bir çok e-posta alıyorum, restoran veya kafe sahibi insanlardan. Bir yer açmak isteyenlerden farklı konularda sorular soruyor.

Geçenlerde bir e-posta aldım… Çoğu e-posta ile ortak düşe sahip olduğu için konuyu paylaşıyorum;

-
Ankara’da otel sahibi bir bey, paket servis yapacak bir restoran açıp bu işi yaymak istediğinden bahsediyordu. İşi Samsun’da yapacakmış. Ağırlıklı paket servis yapacağından bahsediyordu.

“En çok tekrarladığı soru şu idi: “2 dükkan var. Ekonomik olan ara nokta mı? Yoksa daha pahalı olan ana cadde mi?”

Elbette burada ki çıkmaz, cadde üzerinde yer alan dükkan ile arada kalan ama cadde’den bakıldığında görülen yerin kira farkı.Cadde üzerindeki dükkanın kirası 2,5 kat daha fazla. Fark az değil. Hele ilk defa açılan bir işletme için düşündürücü.

-
Mail atan beyfendinin ikilemini nasıl tanımladığını aynen aktarıyorum: ” Restoran zaten paket servis yapacak. Bu sebepten ara cadde dükkanında uygun olabileceğini düşünüyorum. Müşteriler dükkana zaten gelmeyecek, biz götüreceğiz. Aradaki kira farkıda az değil. Oturmalı iş yapacak olsam ana cadde daha mantıklı geliyor ama evlere paket servis için aradaki dükkan daha makül. Yinede kararsızım.”
Genel düşünce paket servis işlerin daha ekonomik kiralarda yapılabileceğidir. Ağırlık paket servis olacak işlerde genelde insanlar ara noktalardaki dükkanlara yönellirler. Ancak ara var ara var. Turuncu ile mavi kadar bir birinden farklı…

-

Eğer konu sadece daha ucuz dükkan ile giderler kısmak olursa;
Bu eğilim tümüyle hatalı ve işletmeyi ilk günden batığın içine sokan bir girişimdir.

-

Paket servis restoranlarda diğer her esnaf gibi görünür olmalıdır. İnsanların merak edeceği, dikkatini çekeceği yerlerde olmalıdır. Her restoranın olmak isteyeceği birincil yerler olmayabilir, zaten öyle olsa paket yapmayı düşünmezsiniz :) Ancak mümkün olduğu kadar ana caddelerde olmaldır.

-

Paket Servis Demek Ne Demek?

Paket servis yapmak zaten gözden uzak olmak demiktir. İnsanlar sizi görmeden, akıllarına getirmesi gerekir. Görmediğiniz bir şeyi canınızın istemesi, aklınıza gelmesi, gördüklerinize oranla çok az ihtimaldir. Bu durumdan gözden zaten ırak olunan işte, iyice görünmez olmak sizi gönüllerdende ırak tutar. Kolayca unutulmanıza sebep olur. Keşfedilmeniz çok uzun sürer. Ara bir noktada olduğunuzdan çok yankınınızdaki insanlar tarafından bile hiç bilinmemeniz işten bile değil.

-
Ana cadde’de iseniz, yapacağınız her tanıtım, ara noktadki dükkana kıyasla daha etkili olur. Tanıtım yapmadan bile bir çok insan tabelanızı bilir. İçeri bir bakar. Merak eder sorar. Ama ara noktada kimse sormaz. Küçük esnaf olursunuz. Mağlesef kimse küçükleri merak etmiyor. Herkes büyükleri merak ediyor.

-
Gıda sektöründe ve aslıdan diğer tüm sektörlerde de amaç önce görünür olmak sonra ünlü olmaktır. Olan yok mu var, sizde yıllarınızı bilinmeze gömmeye razıysanız buyursunlar… O görünür olmadan zamanla ünlü olan esnaflarda bu yola böyle olmak için çıkmadılar. Sadece oldular… Bunu unutmayın!

-

Boğulacaksanız elinizdeki imkanlar dahilinde büyük denizde boğulun. Aksi her durum paranızın daha verimsiz harcanması demektir.
Her zaman görünür olmanız ve akılda kalmanız dileği ile…