İnsanların aklına genelde yazın gelir dondurma. Ancak konu dükkan açmak olunca kıştan çalışmalar başlar. En ufak bir dükkanın bile açılıp eksiklerinin tamamlanması 1-2 ayı bulur. Yani Mart’da dondurmacı açmak için dükkanı tutsanız, Mayıs ayında anca hazır olursunuzki artık sezon başlıyordur, önünüz hazirandır. Bu sebepten hazır 2014′ün ilk ayında iken dondurma dükkanı açmak isteyenlere hazırlık olsun diye konuya değinmek istedim…

Tarzınız Ne Olacak?

Türkiye’de farklı tarzlarda dondurmacılar vardır.

1-) Geleneksel Maraş Usulü: Bu dondurmacıların sütlü ürünlerinin çoğunda sahlep vardır. Zaten maraşın ünlü dövme dondurmasıda süt, şeker ve sahlepten yapılan dondurmadır. Meyveli dondurmaları süt bazlıda yapabilirler, meyve bazlıda. Ancak öne çıktıkları çeşitlerin başında kaymaklı dondurma ve diğer süt bazlı dondurmalar gelir.

2-) İtalyan Dondurması: İtalyanlar dondurmaya (Gelato) derler. Bunun sebebi, italyanların dondurmayı kendilerine göre yeniden tanımlayıp, şeker ve yağ oranlarına kendilerine göre alt ve üst sınırlar belirleyip, bu sınırlar aralığındaki dondurmalarada özel bir ad vermesidir. Aslında başarılı bir markalamadan başka bir şey değildir. Taze meyve tatlarının öne çıktığı, daha az yağlı ve daha az şekerli, daha çok lezzet veren malzemelerin bol kullanıldığı bir dondurma çeşitidir.

3-) Amerikan Dondurması: Özel bir ismi olmasada farklı katagorileri vardır. Premium, super premium gibi. Ülkemizde yapılan dondurmadan veya Gelato’dan daha yağlıdır. Kullanılan şeker miktarıda daha fazladır. Ancak dünaynın genel olarak tükettiği dondurma çeşidi, amerikalıların yaptığıdır. Meyveli çeşitlerinde süt bazlı yapıldığı, kremanın bolca kullanıldığı yoğun lezzetlere sahip bir dondurma ekolüdür.

Farklı bir kaç ekol daha olsa da ülkemizde şuanda gördüğünüz örnekler bu 3 ekolden çıkmadır. Dondurma dükkanı açmadan önce nasıl bir dondurma ve nasıl bir ekolde üretim yapacağınıza karar vermeniz gerekir. Bütün dekorasyonunuz, hatta dolap seçiminiz ve fiyatlarınız bu doğrultuda şekil alacaktır.

Yapacağınız Dondurmaya Karar Verdiniz… Ya Sonra

Şahsi tavsiyem, ne yapacağınıza karar verdikten sonra her yeri gezmektir. Bulunan her dondurmacıya gitmek, yemek ve gözlemlemek. Kendi yaptığınız dondurmayı önce rakiplerinizle kıyaslamalısınız. Uzay boşluğunda değilsiniz ve biri sizden dondurma alacaksa diğerlerinden almayacak anlamına gelir.

Bu halde şu soruyu sormalısınız: “Rakiplerim yerinde neden benden dondurma alacaklar”

Bu sorunun cevabını bulmak, bir tanım oluşturabilmek için önce herkese gitmelisiniz. Rakipleri değerlendirdikten sonra ne yapacağınıza karar verme zamanı gelmiştir. Rakipleri değerlendirmeden, şirin, güzel, şık bir yer olsun diyerek bir işe başlarsanız, futbol maçına sahaya çıkalım iki şık hareket yapalım diye çıkan futbolcu gibi olursunuz. Unutmayalım amaç şık hareketler değil, maçı kazanmak. Elbette şık, şirin vb… kulağa çok tatlı geldiğini biliyorum.

İşe Koyulma Zamanı

Artık dükkanı kurma zamanınız geldi. Dondurmacının kalbi dondurma dolabıdır(tehşir reyonu). Ayakları derin dondurucuları, eli koluda dondurma kaşıklarıdır. Bu üç ekipman alımında en iyisini almaya çalışın. Özellikle dondurma dolabı hayatidir. Benim bildiğim Türkiye’de 3 marka var popüler. Klimatek, Sevel, Uğur. 3 markayıda az çok bilirim.

Klimatek restoran sektöründe McDonald’s, KFC, Subway vb… dünya markalarına Türkiye’de servis veren bir firmadır. Dondurma makineleri ve tehşir reyonları ithaldir. Markalar sizi korkutmasın her boyuttaki firma ile çalışırlar. Dondurma ekipmanlarının ötesinde bir çok mutfak ekipmanınıda Klimatek’de bulabilirsiniz.

Sevel Türkiye’de dondurmacılar arasında belkid de en yaygın olan markadır. Türk firmasıdır. Teşhir reyonlarını kendi üretir. Dondurma makineleri ise ithaldir. Tümüyle dondurma işine odaklanmış olduklarından, aradığınız bir çok konuda yardımcı olabilecek bir firmadır.

Uğur bir çoğumuzun bildiği derin dondurucu markasıdır. Yerli bir üreticidir. Hem tehşir dolabı, hemde dondurma makinesi üretir.

Bunların dışında da markalar ve üreticilerde bulunmakta ancak önce bu 3 firma ile görüşülmesinde fayda vardır.

Diğer ekipmanlar büyük yatırım gerektirmez. Ancak yine bilinen firmalar ile çalışmanız süprizleri azaltacağından, macera aramamanızı tavsiye ederim.

Hangi usülde dondurma yapacağınızı belirleyip, ekipmanlarınızıda belirledikten sonra geriye bütçenize uygun bir yer bulmak kalır. Yer seçimi yaparken dikkat edilmesi gereken 2 unsur vardır. Dondurmayı kadınlar ve çocuklar çok yer. Dondurma yazın kalabalık olan yerlerde daha çok satar. Bu iki gerçeği göz ardı etmeden, dükkanın büyüklüğü çoğu zaman çok önemli değildir, bir cafe veya restoranın aksine, bütçenize uygun en iyi yeri tutmaya çalışmanızı öneririm. İşiniz sezonluk olduğundan, kısa sürede toplayabildiğiniz kadar parayı toplamanız gereklidir.


Dondurma ? Ekipman ? Külah & Kap ? Dekorasyon

4 adımda dondurmacı açmak için yapmanız gerekenler.

Dondurma

Eğer kendi dondurmacınızı açacaksanız, dondurmayı da kendiniz üretirseniz iyi olur.

Peki ama nasıl dondurma üretebilirim? Beğendiğiniz bir ustayı işe alabilir yada kendiniz öğrenip, yapmaya başlayabilirsiniz. Elbette dükkanı açınca, yinede bir usta gerecektir.

Dondurma işini nasıl bir teçhizatla yaparım? Önce dondurma makinesi alacaksınız. Alırken dikkat etmeniz gereken 2 şey var. Birincisi üretim kapasitesi, yani saatte kaç kilo dondurma yaptığı? Diğeri kullanım kolaylığı, yani kolay kullanılabilir, programlanabilir ve temizlenebilir olması. Son zamanlarda, bildiğimiz dikey duran dondurma makineleri yerine, yatay makineler kullanılır oldu. Yatay dondurma makineleri hem daha verimli çalışıyorlar hem de daha kullanışlılar.

Dondurma makinesinin yanında birde ocağınız olmalı, yada pastörizatör de kullanabilirsiniz. Son olarak, pişirdiğiniz dondurma karışımlarınız için, buzdolabınız olmalı. Dondurma karışımlarınızı pişirip, dinlendirip, dondurma makinesine atabilirsiniz. Çıkan dondurmalar için son olarak, -18 , -24 derecelik derin dondurucu(deepfreez) gerekli.

Dondurmacı İçin Gereken Minimum Ekipman

Teşhir Dolabı

Teşhir dolabı sizin vitrininizdir. Ürününüzün değer bulacağı yerdir. Dolap konusunda seçici olmalısınız. Genelde en pahalı malzeme teşhir dolaplarıdır, ancak iyi bir dondurma teşhir dolabı ödenen her kuruşu, sonuna kadar hak eder. Teşhir dolabından kısmayı düşünürseniz bu işe girmeyin derim.

Teşhir dolabının vitrin olmanın yanında ikinci bir özelliği vardır. Ürünlerinizi açılıp kapanan dolapta sağlıklı bir şekilde korumak. Hem vitrin hem de kaliteli ürünün, koruyucusudur teşhir dolabı.

Saklama Dolabı

Dondurmalarınızı stoklayacağınız hatta akşam dükkanı kaparken teşhirden çekip kaldıracağınız bir tane daha dolap gereklidir. Havalı bir şey olmasına gerek yok, -18 derecede durabilen(deepfreez), ihtiyacınızı karşılayacaktır.

Dondurmanızı sergileyecek bir dolap ve saklayacak bir dolabınız olduğuna göre, iş satarken kullanacağınız ekipmanlara geldi.

Not: Bir dondurmacıda en kötü duruma yetecek kadar, jeneratör bulunması gerekir.

Dondurmanın Sunumu Külah ve Kap…

Dondurmayı 2 şekilde satabilirsiniz. Biri külahta, bir diğeri kapta. Bu kap, ister karton, ister cam kup yada waffle vb… olabilir. Külah, olarak da hazır külahlar ve kornetler piyasada bulunmaktadır. Ancak kendi kornetinizi yapmak isterseniz de göründüğü kadar zor değildir. Külah yapmak için bir pişirici birde sarma aparatına ihtiyacınız olacaktır. Tabii bunun için, en az bir adam ve m2 ayıracağınızı unutmamalısınız.

Dondurmacı Dekorasyonu

Eski dondurmacılar genelde pastane görünümlü oluyorlardı. Son yıllarda sadece dondurma satmaya odaklanan daha çok dükkan açılmaya başladı. Son zamanlarda açılan dondurmacıların genelde beyaz, pembe, turuncu, yeşil veya krem gibi renkleri tercih ettikleri görülüyor.

Beyaz sütü temsil ettiğinden iyi kullanıldığı takdirde uygun bir renktir. Ancak beyaz kullanmak biraz zordur. Beyaz kullanıyorsanız kontrast renkleri de ara ara kullanmak zorundasınızdır. Bembeyaz bir dükkan hayal ettiğiniz kadar iyi durmayabilir. Pembe, turuncu ve yeşil, kullanabileceğiniz diğer canlı renklerdir. Mekanda aşırı yeşil veya pembe herkesi boğar, renginize aşık olmayın, onu rahatlatıcı ve insanların hoşuna gidecek şekilde kullanın. Krem rengi, son zamanların favorisi oldu. Cafe&Restoran tarzı yerlerde, coffee shop?lar da özellikle çok kullanılan bir renk tonu krem ve kahve rengi. Kahve ile özleşen krem ve tonları, dinlendirici bir özelliğe de sahiptir. Ancak aşırı krem rengi sizi dondurmacılıktan biraz uzaklaştırabilir.

Renklerin kodlarını ve oluşturmak istediğiniz konsepti düşünerek uygun bir kombinasyon yapabilirsiniz. Beyaz-yeşil, krem-pembe veya tek renk, bu birazda hayal gücünüz ile sınırlı.

Renklerin dışında canlı görseller, fotoğraflar her zaman mekana hareket katacaktır. Kaliteli görseller hem dışarıdan bakanlara, hem de içeriye giren müşterilere sizi anlatan unsurlardır. Görsel araçları kullanın ve daha iyileri için her zaman yatırım yapın.

Dondurmacınızı dekore ederken, ağır bir hava olmamalıdır. Ancak şekerci gibi rengarenk olmakta ters tepebilir. Bütün görüntünüz, sütü veya meyveyi işlediğinizi ifade eden bir yapıda olması faydalı olacaktır. Organik malzemeleri de dekorasyonunuzda kullanırsanız bunu daha iyi ifade edebilirsiniz.

Yapabilirsiniz

Dondurmacılık çok eski bir iş gibi görünse de, fazla dondurma markası piyasada bulunmamakta. Özellikle İtalyan dondurması vb? farklı dondurmalar yapan işletmeler kolayca bu boşlukta çoğalabiliyor. Farklı olabileceğinize inandığınız nokta da, teknik işler gördüğünüz gibi oldukça az. Yapmayı ve yemeyi seviyorsanız, neden bir dondurma dükkanınız olmasın ki?

Dondurma Yapmanın Sırrı?

Dondurma yapmaya başlamadan önce dondurmanın ne olduğuna bakalım. Dondurma süt bazlı veya su bazlı bir karışımın soğutularak karıştırılması ile elde edilen bir tatlıdır. Basitçe meyveli bir dondurma şeker ve meyve suyundan ibarettir. Meyve suyunu alıp buzluğa koyarsanız dondurma yerine buz elde edersiniz, buz ile dondurmayı ayıran sihirli element şekerdir.

Sorbe Nedir? Kökü Nereden Gelir?

Yazın en serinletici, damaklarda buz gibi bir serinlik bırakan dondurmalar genelde saf meyveli olanlardır. Son zamanlarda İtalyan dondurmacılarında Sorbe(Sorbetto) olarak karşımıza çıkıyorlar. Aslında günümüze en yakın meyveli dondurma yapımı tarihte Hz.Muhammed dönemine dayanmakta. Meyve sularını dışı buz ve tuz karışımı ile dolu bir kaba koyarak yaparlarmış. Sorbetto kelimesinin kökeni de çok iyi bildiğimiz bir kelimeden ?şerbet? den gelmektedir.

%100 Doğal Taze Meyveli Dondurma

Şimdi taptaze meyvelerden, gerçek bir meyveli dondurma yapmak için gereken malzemeleri sıralayalım. 3 adet iri şeftali, yarım su bardağı şeker, bir su bardağı su, birkaç damla limon suyu.

Bu formülü şeftaliden daha tatlı meyvelerde şekeri azaltarak daha ekşi meyvelerde de biraz artırarak uygulayabilirsiniz.

Nasıl bizim Maraş dondurmamız varsa, İtalyanlarında kendilerine has bir dondurmaları var. Bu dondurmanın da adı Gelato. Peki nedir bu Gelato? Neden dondurma deyip geçmiyorlar?

Dünyanın en büyük endüstrisi olan Amerika, dondurmanın(ice cream) nasıl olması gerektiğini ve özelliklerini tanımlamıştır. Yağ oranlarından, hava miktarına vs? belli ölçüleri olan donmuş ürünlere dondurma denmektedir. Özellikle yapılış şekli ve içeriği ile İtalyanların Gelato?su, dondurma(ice cream) olarak tanımlanan üründen farklıdır. Bu sebepten İtalyanlar kendi dondurmalarına, Gelato derler ve dondurma ismini kullanmazlar.

Gelato daha az hava içerir, daha az yağlıdır, daha az şekerlidir. Daha çok lezzet veren çeşniler içerir (kakao, vanilya, çilek, çikolata vs?). Gelato aynı zamanda taze dondurmadır. Ülkemizde bu konu biraz farklı algılansa da, gelato taze taze yapılıp, yenir.

Dondurmanın tazesi de olur mu? Donmuş ürün nasıl taze olur diye, düşünebilirsiniz. Ancak gerçek Gelato, günlerce rafta isteseniz de durmaz. İçinde yoğun malzeme ve az hava olduğundan, tezgaha çıkan Gelato bir zaman sonra deforme olamaya başlar. İtalyanlar genelde Gelato?yu günlük yapıp tüketirler.

Gelato aynı zamanda artizan, gurme dondurma olarak da karşınıza çıkabilir. Bunun sebebi, taze olup katkı içermemesi, içinde yoğun malzeme barındırması, küçük miktarlarda özenle üretilen bir çeşit dondurma olmasıdır.

Yaşanan Olay

Hafif serin bir yaz akşamıydı. Sütlü tatlılar ve çeşitli şeyler satan bir dükkana babam ile birlikte, dondurma yemek için girdik. Babam yediği şeylere dikkat eden ve içindekileri soran biridir. Dondurma siparişi vermek için, dondurma dolabının başına geçti, başladı dondurmaları sormaya. Sıradan sorarken, sıra sarı bir dondurmaya geldi;

Babam: Bu sarı dondurma neyli ?

Tezgahtar: Vanilyalı efendim.

Babam yanıtı duyunca, biraz kafası karıştı, çünkü dondurma portakal rengindeydi, vanilyalı dendiğinde beyaz bir dondurma bekliyordu. Döndü ve bana sordu.

Babam: Oğlum vanilya dondurmayı sarartır mı?

Gerçek vanilya siyah bir çubuk gibidir, mis gibi kokar ve içinden de siyah çekirdekler çıkar. Vanilyalı dondurma kendi başına sararamazdı.

Babam tezgahtara dönüp şunu sordu: Boya olabilir mi dondurmada?

Tezgahtar: Bütün dondurmalarının doğal olduğunu, katkı veya boya içermediğini söyledi.

Bu konuşmanın sonunda yumurta olabilir dedim ama tezgahtar yumurta olmadığını söyledi. Zaten yumurtanın, sütü o şekilde sap sarı yapma imkanı da yoktu…

Sorun Nerede?

Sorun vanilyalı olan bir dondurmanın, normalde sarı olamayacağıydı. Oluyorsa da nasıl olduğunu açıklayabilmelilerdi. Kaldı ki tadına baktığımızda baskın bir vanilya lezzeti yoktu, baskın bir vanilya kokusu da yoktu. Doğallığının dışında bir üründü. Lezzeti de, benzerlerinden daha iyi değildi. Doğallığının dışına çıkması sonucu müşteriye fazladan bir şeyler katmıyordu da. O zaman müşterinin aklına gelecek ilk soru, ?Bu dondurma neden sarı?? oluyor.

Müşterinin vanilyalı dondurma algısı beyaz ve vanilya tadının baskın olduğu bir üründü. Ancak sarı bir dondurma algıları bozdu. Ürünün benzerlerine kıyasla, bariz bir üstünlüğü olmadığından da, müşteri durumu kabullenemedi. Bariz iyi bir ürün genel kabullerin dışına çıkabilir. Bazen de çıkması gerekir. Eliniz güçlü değilse, genel algıların dışına çıkmak, blöf yapıp rest çekmektir. Sonuçta elinizdekileri kaybedersiniz.

Nasıl Çözülebilirdi?

Doğal ve katkısız dondurma yapan biri, canlı sarı renkte hem de sütlü bir dondurma yapıyorsa, bunun nasıl sarı rengi aldığını açıklayabilmeli. Son yıllarda sağlıklı beslenmek, gıda kodeksine uygun olmak yada bakanlık izinlerinden geçmiş olmak, demek değil. Patates cipsleri, gıda boyalı şekerler vs… hepsi yasallara uygun. Ama sağlıklı mı? Yada doğal mı?

Müşterinin sağlıklı, katkısız, doğal ürün için oluşan bütün endişeleri, kesin cevaplar ile giderilmeli. Aksi takdirde müşteri aldatılmış ve kandırılışmış hisseder ki; bu bir işletmenin asla yapmaması gereken bir şeydir.

3-4 kişinin çalıştığı, patronunda kendi iş gücünü koyduğu birçok cafe, büfe, dondurmacı, kumpirci, mantıcı, tatlıcı, meyve sucu, köfteci vb…  işletmeler bulunmakta.

Yurt dışında chef&owner (şef ve sahip) restoranlar önemli sayıda bulunmakta. Ülkemizde de bu tip restoranların sayısının artması ve bu girişimlerin desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Yurt dışında şeflerin kazandıkları gelirler bir zaman sonra kendi restoranlarını açmaya yetiyor ancak ülkemizde ekonomik kalkınma daha bu seviyede olmadığında sınırlı sayıda chef&owner restoran bulunmakta.

Chef&owner tarzı restoranları,sadece yatırım amaçlı açılan restoranlardan ayıran en büyük özellik,  mesleki aşk ile dolu insanların bu yola baş koyarak hayatlarının mücadelesine girmiş olmalarıdır. Yurt dışında şehirlerin en ünlü restoranları genelde chef&owner restornlardır. Restoran sektörünün ülkemizde de kendi değerlerini oluşturabilmesi bu mesleğe baş koyan insanların desteklenmesi ile gerçekleşebilir.

Ülkemizdeki bu küçük işletme sahiplerinin çoğu günlük işleri, ödemeler, personel sorunları ile sıkışmış kalmış durumdadır. Akıllarına gelen fikirleri yenilikleri uygulayacak zamanları veya kime uygulatabileceklerini araştıracak zamanları bile yoktur. Yeni bir şey yapmak isteyen ama nasıl başlayacağına karar veremeyende bir çok işletme gördüm. Neyi nerede yapabileceklerini biri söylese çok şey yapabilecek işletmelerde gördüm. Bazen basit bir poster bile basmak yada dükkanı azıcık daha toplamak çok zor olabiliyor…

Amacım bugün bu yola baş koymuş bütün küçük işletmelere gönüllü olarak elimden geldiği kadar yol gösterebilmek, sorularına cevap bulmak, yada akıllarındaki işleri halledebilecek adresleri göstermek.

Benim çalıştığım semtlerde iseniz sizlere uğrayabilirim. (Kadıköy, bağdat caddesi, bostancı, mecidiyeköy, bebek)

Yada bana sorularınız için cem@cempak.com.tr den ulaşabilirsiniz.