Genelde gıda sektörünün dışındaki arkadaşlarım restorancılığın eğlence dolu, renkli bir iş olduğunu düşünüyorlar. Kısmen haklılarda. Hepimiz keyifli günlerimizde, arkadaşlarla birlikte olmak için, özel günlerimizi kutlamaya veya güzel bir şeyler yemek için gideriz restoranlara.

Ancak bu dışarıdan görünen kısmı. İçerideki dünya ise çok başka. Sonuçta ev sahibi olduğunuz an keyif için gelen kişilerin keyiflerini yerine getirmek zorundasınız? Restoran işletmecisi olmak için neyin sizi motive ettiğini düşünün ve kendinize karşı dürüst olun,

Restoran işletmecisi olmanın bir çok güzel nedeni vardır. İşte size birkaç tanesi:

  • Sürekli koşulların değiştiği çalışma ortamı.
  • Anlık zorluklara meydan okuma şansı.
  • Bu işe gönülden bağlanmış olmak.
  • Yemeğe ve gıdanın kendisine olan merak.
  • Boş durmayı ve tatilleri sevmemek ve sürekli çalışmak?(resmi tatillerde bile).
  • Aile işini devam ettirmek.
  • Nakit para kazanmayı istemek.

Ancak bunların aksine alttaki maddelerde yazanlar size daha yakın geliyorsa belki durup bu işi tekrar düşünmelisiniz:

  • Bu işin eğlenceli olacağını düşünmek.
  • Arada takılacak, bir mekanın sahibi olmak.
  • Bir yer açarak şef olma hayali.
  • Ümit usta yaparda siz yapabilir misiniz?
  • Emeklilik hayatında hep bir restoranınız olsun istemeniz.

Eğer restoran işletmeciliği konusunda sizi motive eden öğeler daha çok ikinci grupta ise moralinizi bozmayın ama bir daha düşünün. İlk grup size daha çok uyuyorsa işin zorluklarından da haberdarsınız demektir. Artık finansal, insan kaynakları, işin konsepti gibi konularda daha ileri araştırmalar yapmaya hazırsınız.

Restoran işine gireceksiniz yada ileride restoran açmayı planlıyorsunuz, o zaman işin mutfağını bilmeniz gerek. İster sadece para veren yatırımcı olun, ister işin başında durun, yada içinde çalışan patron olun, mutfak restoran işinin çok bilinmeyenli denklemidir. Kendi restoranınızı kuracaksanız mutfak bilginiz olmalı, yoksa bile merak etmeli ve öğrenmelisiniz. Nasıl olsa usta yapar diye düşünenler bugüne kadar o ustanın yapamadığını bazende yapmadığını defalarca acı tecrübelerle öğrendi ve öğrenmeye devam ediyor. Siz siz olun işinizi, yatırımınızı başkalarının iki dudağının arasına bırakmayın. Aşçı olmak zorunda değilsiniz, 100 çeşit yemekte öğrenmenize gerek yok, yıllarınızıda vermenizi istemiyorum… Yemek yapmayı bilmek ile aşçılık ayrı şeylerdir…

Restoran açacaksanız işte kolay yoldan bu işlere başlamanın sırları…

1-)Seçim Yaptığınız Mutfağı Farklı Kaynaklardan Araştırın Okuyun.

Hangi mutfağın üstüne çalışacağınıza karar verin ve o mutfağı hem türkçe yazılı kaynaklardan, mümkünse de yabancı kaynaklardan araştırın okuyun. Bu şekilde farklı bakış açılarından mutfağınızın kültürü hakkında bilgi edinirsiniz. Sadece kültürel değil teknik kitaplarıda okuyun, tarifleri deneyin. İlk başta tekniği tam anlamayabilir, uygulamalarda başarısız olabilirsiniz ancak pes etmeyin. Okudukça ve yaptıkça gözden kaçırdığınız şeyler olduğunu göreceksiniz…

2-) Gezin! Mümkünse Seçtiğiniz Mutfağın Kaynağına Gidin

Çok gezen mi, çok okuyan mı? İkisi de…  Mutfak dışarıdan kolay gibi görünür, altı üstü yemek yapmak demeyin. İnsanların damağında fark yaratmak için her bir bilgi kırıntısına ihtiyacınız olacak. Çoğu zaman yemeklerin orjinal halleri ile şehir yaşantısı ile sentezlenip profesyonel mutfaklarda yapılışı farklıdır.

Tatillerinizi sahil kasabalarında geçirmeyin. Yemeğin kaynağına gidin. Özünü görün, tadın. O yemeğin nasıl bir kültürden çıktığını gözlemleyebilirseniz mutfağın felsefesinide anlarsınız. Bu da yolun yarısı demek, felsefeyi bir kez kaptınızmı artık kendi sentezlerinizi oluşturabilirsiniz. Mutfağın felsefesini anlamak içinde aşçı olmak şart değil.  (Not: Şehirdeki çoğu aşçı sadece şehirli örnekleri gördüğünden, onlar bile bu konuda eksik olabiliyorlar.)

3-) Zamanınız, Varsa Profesyonel Eğitimlere, Yoksa Amatör Eğitimlere Katılın

Türkiye’de de artık çok iyi mutfak eğitimi alabileceğiniz yerler var. Google’a aşçılık eğitimi yazın ve karşınıza çıkan kursları inceleyin. Zamanınız varsa kapsamlı eğitimlere katılın yoksa hafta sonu eğitimlerine. Bu kurslarda 1 günde bile öğreneceğiniz şeyleri kendi başınıza 1 ayda öğrenemezsiniz. Ancak eğitimden önce gideceğiniz eğitimin konusunu araştırın, sorularınız cebinizde hazır olsun elinizden geldiğince eğitmenin suyunu sıkın.

4-) Evde Pratik Yapın ve Davetler Verin

Hangi mutfak olursa olsun, evde çalışın. Elinizle ilkel yöntemlerle yaptığınız işler altın değerindedir. Onlar bir bebeğin ilk adımlarıdır, o adımlar olmadan asla yürüyemezsinizde. Çalıştıkca hızlanırsınız ve pratik bilginiz artar. Okuduklarınızla ve gördüklerinizle de tekniğiniz ilerler.

Ancak taraflı-tarafsız eleştiri şart. Yaptıklarınızı denetin, ikram edin. Çevrenizin tepkilerini gözlemleyin, ne düşündükleri size yol gösterebilir. Bazen eleştiriler sizi üzebilir hazırlıklı olun, saatlerce uğratığınız bir yemeğe birileri “bu iyi olmamış” diyip geçebilir. Aldırış etmeyin ve çalışmaya devam edin.

5-) Kendiniz İçin Adam Bakın

Kendinize adam bakın. Gittiğiniz yerleri değerlendirin. İyi yemeklerini not edin. Belki bir gün oranın aşçısını siz alırsınız. Orası olmasa bile siz bir adım atın o aşçının etrafında yine iyi birileri olacaktır.

.

Hiç bir zaman bir aşçı olmayacaksınız. Onlar kadar hızlı olamaz, çok tarif bilemez, çalıştıkları gibi çalışamazsınızda. Ancak işin özünü bilmeniz gerek. Bu öz o mutfağın temel prensipleri ve felsefesidir. Buna sahip olduğunuzda bariz hatalar düşmezsiniz. İşe aldığınız aşçıya doğru soruları sorarsınız.

Mutfak genelde korkulu bir yerdir. Çoğu işletme bu bölümü birilerine emanet edip, ilgilenmek istemez. Nedeni basit çünkü bu temel prensipleri yerine getiren profesyonel yönetici pek yoktur. Kendi işinizi kuracaksanız siz her konudan haberdar olmalısınız, ustası olmayın ama bilgi sahibi olun.