…………………………………………Gerçekten Dönüyor Mu?………………..

Restoran açmak mı istiyorsunuz? Yada var olanı Marka yapmak mı?

Hadi bir restoran hayal edelim. Bu hayalimizdeki restoran ne olsun, dünya mutfakları, köfteci, kebapçı, Çin lokantası, hamburgerci? İşimiz kolay olsun diye ben köfteci açalım diyorum.

Şimdi elimde çok lezzetli, bir köfte tarifi var. İşin başına da çok güvenilir aşçılar geçecek. Yani yemekler garanti çok güzel çıkacak. Servis personeli de işi bilen adamlardan kurulacak.

Sizce bu köftecinin Marka olamaması için bir sebep var mı? Kadro tam, yemekler güzel?

Neden Marka olmasın değil mi?

Bugüne kadar birçok işletmeciyle, mutfak şefi ile ve restoran personeli ile tanıştım. Hepsi aynı şeyi söyler ?iyi ürün, iyi servis?. Ardından bunlar oldu mu, marka da olursun derler.

Ben diyorum ki iyi ürün de iyi servis de sır değil ve yapmak teknik bir konu. Çalışan herkes becerebilir. Ama Marka olmanın yolu bu değil?

Ramiz köfte mükemmel köfte yaptığı için mi büyüdü? Yada HD İskender en mükemmel iskenderi mi yapıyor? Veya Mc Donald?s en lezzetli hamburgerin sahibi mi gerçekten? Yani HD iskenderin döneri daha önce bulunamamış bir formül müydü? Mc Donald?s hamburgerini size versem sizde o hamburger üzerinden binlerce dükkan açabilir misiniz? Tek sorunumuz ürün veya servismiş gibi yapmak büyük bir yanılsamadır. Ve sizi çıkmaza götürür.

Bu markalar ve diğerleri işlerini iyi yapıyorlar, ama kabul edilmesi gereken şey ürünün veya servisin Marka olma yolunda sadece standartları olmasan gereken bir operasyondan başka hiçbir şey olmadığıdır.

İyi ürünü ve iyi servisi odak olarak belirlediğinizde, kalite odaklı bir işletme olursunuz. Buna kafayı takmak kolaydır. Çünkü iyi ürünü ve servisi kendinizce ölçebilirsiniz. Ancak Marka olmanın yolu bu değil.

Marka olmak için müşteri odaklı olmanız lazımdı. Kalite odaklı bir zihin yapısı asla müşteri odaklı yapıya geçemez. Ve o büyük yanılsamaya tutulur; ürünü geliştirmek ve servisi iyileştirmek?

Marka olmak istiyorsanız, kendi işletmenizin müşterisi olun. İşiniz gücünüz müşterinizin, ilgi alanları, merakları, görmek isteyeceği yenilikler, huzuru, rahatı, keyfi, arzuları, fantezileri olsun. Müşteri odaklı zihin yapısı böyle çalışır. Müşteri için yaratıcı düşünür. Böylece müşteri için duyulan tutku ve çalışma, standart ürünleri ve hizmetleri Marka yapar.

Marka para harcayıp mükemmeliyetçilik ile, ne mutlu ki olunamayan bir şeydir. Müşteri için tutkulu değilseniz, onun için çalışmıyorsanız boşverin Marka olmayı. Yada Marka olmak için, bu yetilere sahip bir düzen kurun. Ama mükemmel ürün ve hizmet ile çok uzağa gidemeyeceğinizi unutmayın. Bu çok büyük bir yanılsamadır?

Restoran işletmecisi bir arkadaşım ile Bağdat caddesinde buluştuk. Yemek yemek için oturduğumuz yerdeki garsonların işlerine hakimiyetleri dikkatimizi çekti. Konu üzerinde konuşurken şimdi size de bahsedeceğim tezimden kendisine de bahsettim.

İyi garsonlar bir grup olsun ben onlara ( satış personeli) diyorum.

Vasat garsonlarda bir grup olsun ben onlara ( servis personeli) diyorum.

Bugün çalışan maaşlarını düşürmek için garsonluk meslek adı, servis elemanı diye dönüşüm geçirmekte. Aslında burada biraz anlam kargaşası var ama olsun. Restoran esas amacı daha ucuz adam almak ki konumuzda bu.

Şimdi Satış Personeli restoranda ne kadar alır sabit maaş (tip hariç), 1000TL den başlar.

Peki Servis Personeli ne kadar alır sabit maaş (tip hariç), 700TL den başlar.

1000TL?lik adam ile 700TL?lik adam arasında 300 lira net fark vardır.

Ay 30 gün olsun, 300/30 = 10TL.

Bu iki çalışanının arasında performans,müşteri memnuniyeti, tecrübe, duruş ve görüntü farkı olacağı herhalde aşikardır.

İsterseniz 800TL ye 1200TL yapalım. 400/30 = 13,3TL günde.

Eminim ki 1200TL ile kendinize gerçek bir satış elemanı bulabilirsiniz. Ve bulacağınız kişi günde 4 tane fazladan Kola satsa aradaki maaş farkını kendi kendine kapamakta. Ancak restoranlar için aradaki kalite farkını kapamaları mümkün değil.

Şimdi kendimize soralım günde kaç lira ciro yapıyoruz ve bütün yatırımımızı günde 10-13TL daha ucuza çalışan adamlarla neden riske atıyoruz.

Dikkat edilmesi gereken tek konu 800lük adama 1200 vermemek. Bu bir tasarruf değildir. Elbette daha pahalı elemandan yararlanmak için iyi bir düzene ihtiyacınız vardır. Ancak düzen iyi değilse daha ucuz elemanlar işleri daha iyi hale getirmeyeceklerdir.