Marka değeri şirketlerde de, Türk futbolunda da, somut hedefler konarak, şeffaflaşarak ve rakipleri izleyerek arttırılır. Lig içinde oynan futbolun kalitesi arttıkça, oyuncularında kalitesi artar ve futbolunda değeri yükselir. Bugün Türkiye?de oynan futbol, merdiven altı imalathane futbolu, Avrupa ligleri ise son teknoloji fabrika futbolu.

Şimdi merdiven altı imalathaneyi nasıl fabrikaya dönüştüreceğiz bence Futbolu yönetenler bundan bahsetmelidir. Marka değeri, onu koruyacağız demekle, yastık altında kendi başına büyüyen bir canlı türü değildir?

Avrupa Ligleri İle Aramızda Açık Fark Var?

Basit bir benchmarking(rakiple kıyaslama) yapalım. Geçenlerde NTV Spor yorumcularından Güntekin Onay Barcelona?ya yapılan faul sayılarından bahsediyordu. Maç boyunca 8-10 faul yapıldığını, rakiplerin Barcelona?yı vurarak veya çekerek durdurmaya çalışmadıklarından bahsetti. Aynı programda Inter-Roma maçında, İtalyanlar sert futbolları ile bilinir, toplamda 20 kadar faul ile maçın tamamlandığından bahsetti.

Bunun sebebi, Avrupa?da hakemlerin oyunu engellemeye çalışan futbolculara prim tanımaması. Sonuçta Avrupalıların oyun felsefesi, futbolu oynamak üzerine olduğu için oyunları her gün gelişiyor.

Türkiye?ye baktığımızda ise, Konyaspor?un  maç başı faul sayısı 20 den fazla. En son Karabük-Beşiktaş maçında sadece Karabük 20?den fazla faul yaptı. Biz buna sert futbol diyip geçiyoruz. Ancak Avrupa?da bunun adı futbol bile değil. Oyun sürekli duruyor, oyuncular sakatlanıyor, futbol bu sebepten yavaş oynanıyor.

Yine Türk futboluna bir işletme gibi bakarsak, üretim modellerimiz çağ dışı, makinelerin fire oranları çok yüksek, standart yok. Bunların düzeltilmesi için doğru hedefler gerekir. Ben Türkiye Futbol Federasyonu’n dan bu tip bariz farkları nasıl kapatacağını anlatmasını isterdim.

Bugün Kulüpler Bunu Talep Etmeli

Hedeflerden biri Avrupa liglerindeki maç başı faul sayılarını yakalamak olabilir. Bu gayet somut bir hedef. Sağından solundan dolaşamazsınız. Şirketlerde böyle açık hedefler koyduklarında başarılı olabilirler.

Daha az faul için, Futbol Federasyonu ve hakemler çalışmalıdır. Oyunun daha akıcı oynanabilmesi için ne gerekiyorsa yapmalıdır. Bu yapacaklarını da çevresi ile paylaşmalı, attığı somut adımları göstermelidir. Ancak bu şekilde bu projedeki insanlarda motive olur, bunu takip eden seyircilerde takdir eder. Takdir eden seyirci para harcar, ilgi gösterir. Daha kaliteli bir oyun ile Türk futbolun marka değeri yükselir.

Faul sayısı, ve oyun kalitesi olayın önemli bir bölümü ancak tek sorun değil. Türkiye’deki kötü futbola alışan klüpler, Avrupa?da böyle oynayamadıkları için başarısız oluyorlar. Türk futbolu ancak dünyaya açıldıkça değerlenecektir. Kendimizi dünya futboluna entegre etmek için çalışmalıyız. Ancak çoğu şirkette olduğu gibi, makamlar sadece yapacağız edeceğiz deyip birşey yapmadan oturuyor.