Archive for Ocak, 2013

Hergün yeni bir gündür restoran işinde. Dün yaptığınız iyi şeyler ertesi günü bağlamaz. Bugün yine iyi olmak zorundasınızdır. Bugün mükemmelseniz yarında öyle olmak zorundasınızdır.

Restoran sahipleri bir zaman sonra yorulurlar. Eksikleri görmemeye, görmek istememeye başlarlar. Olmasada olur demeye başlarlar. Yenilik yapmak tehlikeli görünür. Bunun için sayısız sebep bulurlar. Bazen görürler ama elleri uzanmaz değiştirmeye.

Çünkü geçen zamanda ne yaptılarsa, müşteriler gereken ilgiyi göstermemiş, çalışanlar bir ucundan tutmak yerine ayak sürümüş, her yenilikte tereddütlü sesler yükselmiştir.

Ancak beklenen ve gerekli adımı atmadığınız hergün kayıptır. Az daha bekliyelim diyorsanız demeyin. Yapın. Deneyin. Yaşayın ve görün. Ama beklemeyin. Emin olun hiç birşey bir günde bozulmuyor veya kazanılmıyor. Emin olun bekleyincede gökten ilham perisi inmiyor.

Yarına bırakmayın. İşletmenizde sizi rahatsız eden rafa kaldırdığınız herşeye elinizi sürün. Size engel olduğunu düşündüğünüz, içten içe rahatsız eden herşeyi kaldırın, değiştirin. Ama düşünmek ile zaman kaybetmeyin.

Bugünün daha iyi olması için bir eylemde bulunun.

Tags:

1-) Ürünlerinizi anlatırken samimi olun. Abartılı sözcükler ciddiyetsizdir. Amaç eğlendirmek değil, satış yapmaktır. Bir dostunuzla konuşur gibi anlatın.

2-) Resimleriniz büyük ve iştah açıcı olsun. İnsanların hemen hemen hepsi, önce resimlere bakar. Eğer resimleriniz cezbedmiyorsa, broşürde ilgi çekmez.

3-) Belli bir ürün üstüne broşür yaptıysanız, öne çıkması istediğiniz ürünün resmi diğer resimlerden büyük olsun. Bir sayfada birden fazla aynı boy resim iyi görünmez.

4-) Koyu zemin üstüne beyaz yazı yazmayın. Okunması zordur.

5-) Anlatın, elinizden geldiği kadar, müşterinin zihninde ürününüz canlansın.

6-) Yakışıyorsa klişeleri kullanın. Klişeler bugüne kadar bir işe yaradıkları için gelmişlerdir.

7-) Karışık olmayın. Sade olun. Uzaktan bakıldığında broşürünüzün ne anlatığı anlaşılsın.

Tags:

1-) İnsanların yarısından çoğu sadece başlıkları okur. Eğer başlıkta bir satış yapamadıysanız broşürünüzün yarısından çoğu çoktan çöp olmuş demektir. Başlığınızı okuyan müşteri ya sizi merak etmeli, yada ürüne sahip olmayı istemeli.

2-) Ürünlerinizi anlatmalısınız. Hepsini olmasa bile, iyi olduğunuz ürüne verdiğiniz değeri göstermelisiniz.

3-) Size has olan yeni ürünler var ise bu sırayı takip edin;

a-) Yeni Ürün Nedir? Bu sorunun cevabını net bir şekilde verin.

b-) Neresi Yenidir Bu Ürünün? Farklı olduğunuz yere vurguya geldi sıra.

c-) Bu yeni ürünün ne olduğunu ve farklılığını anlattıysak, Neden Satın Alacağım? sorusuna cevap vermeniz gerekir.

Yukarıdaki bu sırayı karıştırmamalısınız. Çünkü müşterinin beyni önce ne ile karşı karşıya kaldığını anlamalı, sonra farkı görmeli ve en son satın alması için bir sebebi olmalı.

4-) Broşürlerinizde bir konuyu anlatırken kurduğunuz cümleler, bir dostunuz ile konuşur gibi samimi, sevgilinize hitap eder gibi nazik olsun.

5-) Fazla saldırgan olmayın. Büyük laflar etmeyin. Bu durum karşısında müşteriler, ?madem bu kadar çok biliyordun, neden zengin olamadın? diye sorarlar. Keni büyüklüğünüze uygun çıksın sesiniz.

6-) Fazla bağlaç kullanmayın. Cümleler uzamasın. Ve, birde, hemde, yani vs… Uzun cümleleri az insan okur.

7-) Kelimler ile cambazlık yapmayın. Acemiler kelimeler ile oynamayı, artistik cümleler kurmayı sever. Ancak şair değilsiniz ve buda bir şiir kitabı değil. Türkçe?yi en yalın hali ile kullanabilmek yapacağınız en ustaca iş olacaktır.

Çoğu işletmede aynı sorun vardır. Çalışanlar disiplinsizdir, ilgisizdir, işleri takip etmezler, cansızdır? Her patron aynı şeyden şikayet eder. Elemanlar değiştirilir, maaşlar artırılır, primler verilir, müdürler kovulur, alınır, operasyon müdürleri gider gelir, eğitir, anlatır, anlatır, anlatır…

Bu problemlerin kaynağı, eğitim, görgü, adamın temeli vs? olarak görülür genelde. Ancak problem bu değildir.

Asker?de birbirinden çok farklı insanların bir arada durmasını sağlayan, ve arkadaşlığı dostluğu pekiştiren şey gün boyu birlikte çalışmak ve mücadele vermektir. Çalışmak çok kıymetli ve önemlidir. Çalışan kişi icat çıkarmaz, cinlik düşünmez, işi daha iyi yapma motivasyonu ile dolar. Çünkü meşguldür.

Bütün büyük zincirlerde bu sorun böyle çözülmüştür. Başarılı kafe ve restoranların hepsinde personel, diğerlerinden daha çok çalışır. Boş durmaz. Sürekli müşterinin işleri görülür. Sürekli müşteri ile iletişimde olan, çalışan personel işini takip etmek zorunda kalır. İlgili olmak zorunda kalır, ilgilenmezse zaten arkadaşı yine müşteri uyarır. Müşterinin uyarısı hiç kimseninkine benzemez. Eşsizdir.

Tags:

Restoran veya kafe sahibiyseniz, hayat çok enteresandır. Her gün dünyaya ilk defa gelmiş gibi olursunuz. Çünkü müşteri ile kontağınız anlıktır. Uzun satış görüşmeleri, iş anlaşmaları veya yıllık sözleşmeler yoktur. Anı yaşarsınız. Bu gün içinde ne elde ettiyseniz ettiniz. Yarın yeni bir macera gibidir.

Restoran veya kafe sahibi olun fark etmez, en çoğu kazanmak için o 1 günü iyi değerlendirmek gerekir.

Peki ama nasıl iyi değerlendireceğiz?

Günü müşterinin yaşam şekline göre saatlere bölün

Kahvaltı – Sabah

Öğlen yemeği – Öğlen

Çay saati vs atıştırmalık saat – Öğleden Sonra

Akşam yemeği – Akşam

Paketli ürünler, tatlılar, ikramlık alınan yiyecekler – Gün Boyu

Bu bölümleri ne ile doldurduğunuz önemli. Boş bırakabilirsiniz. Ancak boş bırakmak demek pekte satış yapmamak anlamına gelir. Günün her saatinden satış yapmak istiyorsanız. Çalıştığınız tüm saatleri değerlendirmek için kendinize sorun. Sabah ne satabilirim? Öğleden sonrası için ne fark yaratabilirim? gibi.

1 günü tümüyle değerlendirmek sizin elinizde. Değerlendirmemekte, yine seçimleriniz doğrultusunda olabilir.

Tags:

“Bir gün kendi kafemin sahibi olmak istiyorum” bu cümle bir çok kişinin gönlünden geçer. Kendi kafeninizin veya işletmenizin sahibi olacak kadar şanslı olabilirsiniz. Herkesin 2. cümleside şöyle oluyor, “ama nereden başlayacağım bilmiyorum”.

Nereden başlayacağınızı söyliyeyim,

1.) Yaratmak istediğiniz konsepte karar verin. Yol ayrımlarını önceden belirlemelisiniz.

( Self-servis yada masaya servis / Karton bardak yada Porselen servisler / Sadece kahve üzerine veya mutfaklı bir kafe)

Bu yukarıdaki ayrımlar aslında ihtiyaç duyacağınız, m2′yi, çalışacak insan sayısını, tezgah düzenini ve ekipmanı belirleyecek konulardır.)

Bir tüyo: Hayalinizdeki modele benzer yerlere gidin ve orada oturup kendi düzeninizi hayal edin. İşe yarayacaktır.

2.) Ne satacaksınız bir kağıda dökün. Kalem kalem ne satacağınızı yazıp, menünüze müşteri gibi bakmalısınız.

( Etrafınızdakiler fikrinizi anlamayabilir, zaten anlasalar kendileri yaparlardı. Ancak menünüzü yazın gösterin, dinleyin. Sonra objektif bir gözle kendi menünüzü okuyun. Tamamsa tamamdır. Mükemmel menü yoktur, bugüne kadar kimse bulamadı, zaman kaybetmeyin.

Bir genel geçer kural: Herkesin yediği, içtiği şeyleri menünüze koymaktan çekinmeyin. Farklılık iyidir ama farklı olacam diye kendinizi zorlamayın.

3.) Yer seçimi. Kafe açanlar için en hayati şey ne derseniz? Lokasyon, Lokasyon ve yine Lokasyon’dur.

( Dükkancılık, bulunduğunuz konumun getirisi ile yapılan bir iştir. Görünmeyen dükkana insan girmez, görünmeyen dükkandan siparişde verilmez. Görünürlük arttıkça potansiyel müşteri sayısı artar. Merak artar. İşin değeri artar. Kira bir gider değil, yatırımdır. Kiralık dükkanlara bakarken bunu unutmayın.

Tags: